5 Ağustos 2012 Pazar

Vatandaş borcu borçla kapatıyor

İSMMMO raporuna göre, vatandaş kısa vadeli nakit sıkıntısına çareyi banka kredisi, kredi kartı ve kredili mevduat hesabında buldu.



''Vatandaş borcu borçla kapatıyor''

İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası'nın (İSMMMO) ''Tüketici Kredileri ve Borçların Türkiye Panoraması'' adlı raporuna göre, vatandaş kısa vadeli nakit sıkıntısına çareyi banka kredisi, kredi kartı, kredili mevduat hesabında buldu.

''Tüketici Kredileri ve Borçların Türkiye Panoraması'' adlı rapora göre, ev hayali kuranlar, ortalama 10 yıllık geleceğini ipotek altına sokarak kullandığı kredilerle son beş yılda konut kredilerini adeta patlattı. Otomotiv kredilerinde görece düşük rakamlar gerçekleşirken, genel eğilim ''acil nakit çözümleri ve zorunlu konut ihtiyacı'' olarak belirdi.

Rapora göre, vatandaşların kullandığı toplam tüketici kredileri son 5 yılda yüzde 154 oranında artışla 172 milyar liraya ulaştı. Günü kurtarma peşindeki vatandaşa ''ilaç'' olan bankaların kredili mevduat hesapları ise aynı dönemde ikiye katlanarak 4 milyar lirayı geçti. Alış-verişten ziyade artık nakit ihtiyacının vazgeçilmez ögesi haline dönüşen kredi kartı borçları ise 5 yılda iki katından fazla artış göstererek 58 milyar lirayı aştı.

-''Tüketici kredilerinde yüksek oranlı artışlar var''-

Tüketici kredileri kullanımında 2008 yılında yüzde 22,9, 2009'da yüzde 12,3, 2010'da yüzde 38,4, 2011 yılında da yüzde 30,5 artış olurken, tüketici kredilerinin 2007'nin 4. çeyreği ile 2012'nin 1. çeyreği arasındaki dönemde toplam artış oranı yüzde 154,1'e yükseldi. 2007'nin son çeyreğinde kullanılan tüketici kredisi tutarı 67,6 milyar lira iken, bu rakam 2012 yılının mart ayı sonunda 171,8 milyar liraya ulaştı.

Enflasyonun aynı dönemde yıllık ortalama yüzde 8-10 aralığında arttığı, büyüme ortalamasının yüzde 5-8 aralığında seyrettiği vurgulanan raporda, tüketici kredisi kullanımında ise yıllık ortalama yüzde 30'u aşan bir büyüme gerçekleştiği kaydedildi.

Bankaların ''diğer tüketici kredileri'' adı altında, vatandaşın ''acil ihtiyacım için kullandım'' dediği kredilerin artış oranı son 4 yılda sırasıyla yüzde 32, yüzde 14, yüzde 42 ve yüzde 38 düzeyinde bulunuyor. Diğer tüketici kredilerinin 2007-2012 arasındaki dönemde toplam artışı da yüzde 205 seviyesinde yer alıyor. Bu kalem adı altında kullanılan kredi tutarı da 2007'de 29 milyar lira iken, 2012'de 89 milyar liraya yükseldi.

Kredili mevduat hesabından kullanılan kredi, 2008'de yüzde 33, 2009'da eksi 0,9, 2010'da yüzde 6 ve 2011'de yüzde 33 artmış durumda bulunuyor. Aynı dönem itibariyle bu kredilerin toplam tutarı 2 milyar liradan 4 milyar liraya ulaşırken artış oranı da yüzde 100'ü geçti.

-Bireysel kredi kartı borcu 58 milyar lirayı aştı-

Bireysel kredi kartları kullanımının toplumsal felakete dönüştüğü öne sürülen raporda, 2007'nin son çeyreğinde 27 milyar lira olan toplam bireysel kredi kartı borcunun, 2012'nin mart sonu itibariyle 58 milyar lirayı aştığı ve artış oranının yüzde 114'ü bulduğu bilgisine yer verildi. Bu dönemde yıllık kredi kartı kullanım artış hızı da sırasıyla yüzde 25, yüzde 8, yüzde 19 ve yüzde 27 oldu.

İSMMMO'nun raporunda, ''konut kredileri son 5 yılda adeta şahlandı'' denilirken, araba kredisine olan talep yalnızca yüzde 20 düzeyinde arttığı belirtildi.

Konutta özellikle ''başımı sokacak bir evim olsun'' düşüncesi ile yapılan kredi talebiyle 2007 yılında 32,3 milyar lira olan tutar 2012'nin mart sonu itibariyle de 75,4 milyar liraya yükseldi. Rakamlar tüketici kredileri içerisinde yer alan ipotekli konut kredilerinin hacminde çok önemli artışlar meydana geldiğini de gösteriyor.

Konut kredisi kullananların, genelde 10 yıllık sürede gelirlerinin bir bölümünü ipotek altına soktuğuna ve bu sürenin uzunluğuna dikkat çekilen raporda, ekonomide yaşanacak dalgalanma, istikrarsızlık veya olumsuz bir seyrin, büyük bir felakete kapı aralayacağı uyarısı yapıldı.

-''Borcun borçla kapatılması eğilimi hızlanıyor''-

Açıklamada görüşlerine yer verilen İSMMMO Başkanı Yahya Arıkan, haneye giren gelirin daha da azalması halinde, bugün anketlere göre her dört kişiden birinin kredi kartı borcunu ödeyemediği bir konjonktürde tablonun daha da kötüleşmesinin kaçınılmaz olacağı uyarısında bulundu. Arıkan, ''İhtiyaç kredisindeki büyük artış, borcun borçla kapatıldığının kanıtı. Konut ve ihtiyaç kredisindeki şahlanışa karşılık taşıt kredisine iştahın kesik olması ise düşündürücü'' dedi.

4 Ağustos 2012 Cumartesi

İş dünyasının önemli isimlerinden Richard Branson'dan kendi işini kurmak isteyenlere önemli tavsiyeler.

THE LİRA-Öğrenme zorluğu çeken bir öğrenciyken dünyanın sayılı engin iş adamları arasına giren Richard Branson iş dünyası ile ilgili önemli saptamalarda bulundu.

BBC’nin radyosunda yayına katılan ünlü iş adamı kendi işini kurmak isteyenlere ne önerdiği sorulduğunda iş dünyasının 46 yıl içinde çok ciddi değişiklik gösterdiğini kaydederek sözlerine başladı. Öğrenci dergisi çıkartarak iş hayatına başlayan Branson Virgin krallığına kadar uzanan süreçte ilk etapta Vietnam savaşı sonrada soğuk savaş ile karşı karşıya kaldığını anlattı.

Orta Doğu ve Afrika’da büyük sıkıntılar olduğunu ABD ve Avrupa piyasalarında daha sakin bir havanın estiği günümüzde Brezilya, Çin, Hindistan gibi hızlı büyüyen ülkelerin takip edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Radyo, televizyon gazete gibi geleneksek mecraların yanı sıra yeni medyayı oluşturan google, twitter, facebook gibi mecralara hakim olunması gerektiğini belirten Branson, 5 önemli öneriyi de söyle sıraladı.

-Eğer yaptığınız işten zevk almıyorsanız o işi yapmayın. İşinizi sevmezseniz başarılı olamazsınız.
-Yaratıcı olun. Sizi diğerlerinden sıyırarak bir adım öne çıkartacak farklı bir şeyler geliştirmenin yolunu arayın.
-Çalışanlar en büyük varlığınızdır. Mutlu çalışan mutlu müşteriyi getirir mutlu müşteri ise başarıyı.
-İnsanları dinleyin. Çok önemli geri bildirimler çalışanlardan ve müşterilerden gelir
-Görünür olun. Farklı şirketlere teklifler verin piyasada varlığınızı hissettirin.

BRANSON KİMDİR?
Sir Richard Charles Nicholas Branson, İngiliz yatırımcı, işadamı, 350'den fazla şirketi bulunan Virgin şirketler grubunun CEO'su. İlk ticari başarısını henüz 16 yaşında iken çıkardığı Student adlı dergi ile kazandı. 1971 yılında günümüzde dünya çapında yaygınlaşmış Virgin Megastore zincirinin ilk mağazasının açtı. Gösterişli ve rekabete dayalı stil ve satış stratejisi ile, Virgin Markası özellikle 1980'li yıllarda hızlı bir şekilde büyüdü. Bu şekilde aynı strateji ile Virgin Atlantic Airways adıyla havayolu şirketi ve Virgin Records adlı müzik şirketini büyüttü. Richard Branson'un, günümüzde servetinin 4 milyar Sterlinin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. gösterişli, rekabete dayalı stil ve satış stratejisi ile hızla büyüdü. Aynı stratejiyle Virgin atlantic havayolu şirketi ve virgin records müzik şirketini büyüttü.

Altı günde yüzde 65 değer kaybetti

Günlük toplam 16 adetlik işlem ile bir anda borsanın en değerli şirketi haline gelen Asil Çelik’te herkes satış için fırsat kollamaya başladı.



Hisseler taban taban geriliyor. Serbest İşlem Platformu’nda 27 Temmuz günü işlem görmeye başlayan Asil Çelik, ilk işlem gününde borsanın en değerli şirketi unvanını alırken hisseler 250 TL’yi buldu. Ancak düşük işlem adedi ile yakalanan bu zirve korunamadı.

DÜN YÜZDE 19,48 GERİLEDİ
Milliyet'in haberine göre, Asil Çelik hisseleri 6 işlem gününde sürekli değer kaybetti. Bu kayıp yüzde 65’i buldu. Hisse dün de yüzde 19.48 oranında değer kaybederek 85.75 seviyesine geriledi.
Yaşanan bu düşüşü borsa uzmanları olağan karşılarken hissenin daha da gerilemesinin şaşırtıcı olmayacağını söylüyor. Hissenin fiyatında görülen bu abartılı rakam mevcut hissedarların da harekete geçmesine ve ellerindekini satma yönlü girişimlerde bulunmasına neden oldu.

Son günlerde Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndan gelen açıklamalara göre elinde Asil Çelik hissesi olanların yoğun bir şekilde bu hisseleri işlem gören tipe dönüştürdükleri bilgisi verilmekte. Ancak piyasada gelecek bu yoğun arza karşılık alıcı bulunmuyor. Zira verilere, göre bu güne kadar toplamda 619 adet hisse işlem gördü.
1974 tarihinde otomotiv sanayi ağırlıklı olmak üzere vasıflı ve özel çelikler üretmek için kurulan ve 1998 yılında özelleştirilme proğramına alınmıştı. Asil Çelik, 2000 yılında özelleştirilmiş ve şirketin yüzde 96.64 oranındaki kamu hissesi 2000 yılında Yazıcı-Güriş-Parsan Ortak Girişim Grubu tarafından 131 milyon dolar bedelle satın alınmıştı.

İhracatın gizli kahramanları

Bu yılın ilk 6 ayında toplam ihracatı 74 milyar doları aşan Türkiye'nin ihracatında otomotiv ve kıymetli taş gibi kalemler ön plana çıkarken, çok fazla gündemde olmayan ihracat kalemlerinde de önemli rakamlara ulaşıldı.

Ekonomi Bakanlığı verilerine göre, 2012 Ocak-Haziran döneminde toplam ihracat 74,3 milyar dolara ulaşırken, toplam ihracata motorlu kara taşıtları 7,9, kıymetli ve yarı kıymetli taşlar da 6,7 milyar dolar ile katkı sağladı.

Söz konusu fasıllar ihracatta en fazla dikkat çeken fasıllar olurken, kamuoyunun pek bilmediği ürünlerin ihracatında da önemli sayılabilecek rakamlara ulaşıldı.

Buna göre, Türk girişimcisi yılın ilk 6 ayında yün, kıl, at kılı ve bunların iplik dokumalarının ihracatından 93 milyon 914 bin, kullanılmış eşya ve paçavraların ihracatından 899 milyon 180 bin, şemsiye, baston, kırbaç gibi ürünlerin ihracatından 5 milyon 249 bin, saatler ve bunların aksam ve parçalarının ihracatından 10 milyon 785 bin dolar, sanat eserleri, antika ve koleksiyon eşyası ihracatından da 1 milyon 126 bin dolar kazandı.

Aynı dönemde metal cevherleri, cüruf ve kül fasılında gerçekleşen 639 milyon 182 bin dolarlık ihracat eklendiğinde söz konusu fasıllarda toplam ihracat 1,6 milyar doları aştı.

Yılın ilk 6 ayı (2012 Ocak-Haziran) itibarıyla söz konusu fasıllardaki ihracat rakamları (bin dolar) şöyle:

Fasıl adı İhracat rakamı (bin dolar)
Yün,kıl,at kılı, bunların iplik ve dokumaları 93.914
Şemsiye, baston, kamçı, kırbaç ve bunların aksamı 5.249
Saatler ve bunların aksam ve parçaları 10.785
Sanat eserleri, koleksiyon eşyası, antikalar 1.126
Metal cevherleri, cüruf ve kül 639.182
Mensucattan mamul diğer eşya, kullanılmış eşya, paçavralar 899.180
TOPLAM 1.649.436

Kentsel dönüşümde beklenen yönetmelik

Kişisel yorumum:Bu bazıları için olumlu görülse de bence içinden çıkılmaz bir sorun yumağının başlangıcı.Türkiye de "kentsel dönüşüm" nedense "gecekonduyu yık,6 katlı apartman yap,rantı kap"olarak yorumlanıyor.
Gerçekte dönüşümün en iyi yüzü"Barcelona Dönüşümü'dür".
Tamamiyle gözden çıkarılmış bir bölge 15 yılda herkese emsal gösterilecek bir alana dönüştürülmüştür.
Meraklısı internetten bulup incelesin.




Türkiye’deki afet riski taşıyan 6.5-7 milyon konutun yıkılarak, dönüştürülmesine ilişkin yasanın merakla beklenen uygulama yönetmeliği dün yayınlanarak, yürürlüğe girdi.



İşte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın o uygulama yönetmeliği:

Yedişer kişilik teknik heyetler

Bakanlıkça Türkiye’nin gerekli görülen yerlerinde yeteri kadar teknik heyetler oluşturacak. Yıkılmasına karar verilen riskli yapı tespitlerine itirazları değerlendirecek bu heyetlerin dört üyesi en az yardımcı doçent kadrosundan üniversitelerden, üç üyesi en az ikisi inşaat mühendisi bakanlık teşkilatında çalışanlardan olmak üzere yedişer kişiden kurulacak.

Başkanın dediği olacak

İlk ilk teknik heyetler iki yıl 2014 yılı sonuna kadar görev yapacak. Yeni teknik heyetler ise 2015 Ocak’ta görevlendirilecek. Teknik heyetler oy çokluğu ile “riskli yıkılsın” kararı verecek. Oyların eşitliği ile halinde, başkanın görüşü gibi karar alınacak.

15 günde boş teslim şartı

Riskli tespiti yapılan ve dönüştürülecek ev ve işyeri sahibi vatandaş tarafından hizmet ve vergisi, elektrik, su, doğalgaz borcu ödenmiş ve boş olarak 15 gün içinde teslim edilecek. Vatandaşla idare ile anlaşma yapacak.

Riskli ve rezerv yapı alanı nasıl belirlenecek

Riskli alanlar hazırlanan dosyaya istinaden ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın görüşü alınarak belirlenecek. Hazırlanan dosya ve görüş, Bakanlar Kurulu kararı alınmak üzere Bakanlığa gönderilecek. Bakanlıkça, yapılacak inceleme sonucunda uygun görülen talepler, teklif olarak Bakanlar Kurulu’na sunulacak. Reverv yapı alanı da hazırlanan dosyaya istinaden, Maliye Bakanlığı’nın uygun görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenecek.

Bir ayda içinde görüş bildirilecek

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, riskli alana ilişkin görüşünü 15 gün; Maliye Bakanlığı rezerv yapı alanına ilişkin görüşünü 30 gün içinde bildirecek.

Riskli yapıyı kim tespit edecek

Riskli yapılar, idarece veya müracaatları üzerine lisanslandırılacak üniversiteler, inşaat, jeoloji ve jeofizik mühendisleri odaları, Yapı Denetimi Hakkında Kanun uyarınca faaliyet gösteren yapı denetimi kuruluşları ile lisanslandırılacak kurum, kuruluş ve şirketlerce tespit edilecek.

Mühendislerde aranacak şartlar

Lisanslandırılacak kuruluş ve şirketlerde, tespit raporunu hazırlayacak mühendislerin, meslek oda üyeliklerinin devam şartı ve mesleklerinde fiilen en az 5 yıl çalışmış olmaları şartı aranacak. Bu sürenin en az üç yılının,inşaat mühendisleri için proje hazırlanması veya incelenmesi; jeoloji ve jeofizik mühendisleri için ise jeolojik-jeoteknik etüdlerde fiilen görev yapması şeklinde olması gerekecek.

Bakanlık lisansı iptal edebilecek

Bakanlık, riskli yapı tespitine ilişkin faaliyetleri denetleme yetkisine sahip olacak. Aykırılık görülmesi halinde lisans iptali yoluna gidilebilecek.

Riskli yapı nasıl tespit edilecek

Riskli yapı tespitine ilişkin raporların bir örneği, tespit tarihinden itibaren en geç 2 gün içinde, tespiti yapan lisanslandırılmış üniversite, meslek odası, kurum, kuruluş ve şirketçe tespite konu yapının bulunduğu ildeki çevre ve şehircilik müdürlüğüne gönderilecek.

15 gün içinde itiraz hakkı

Müdürlük, raporları inceledikten sonra riskli tespit edilen yapıları, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere tespit tarihinden itibaren en geç 10 iş günü içinde ilgili tapu müdürlüğüne bildirecek ve bu konuda Bakanlığa bilgi verecek. Riskli yapı tespitine karşı malikler veya kanuni temsilcilerince 15 gün içinde, yapının bulunduğu yerdeki müdürlüğe verilecek dilekçeyle itiraz edilebilecek.

Üç kişilik takdir komisyonu

Taşınmazın değeri, idare bünyesinden en az 3 kişiden teşkil olunacak kıymet takdir komisyonları marifetiyle veya hizmet satın alınmak suretiyle tespit edilecek. Söz konusu değer, taşınmaz değerleme konusunda uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan bilgi alınarak ve mahallin emlak alım satım bürolarından alınacak bilgilerden de faydalanılarak, Kamulaştırma Kanunu’ndaki ilgili maddenin esaslarına göre belirlenecek.

Sözleşme yapılacak

Yapılacak konut ve iş yerlerinin niteliği ve büyüklüğü idarece tespit edilmek kaydıyla, uygulama alanında kalan taşınmaz malikleriyle, öncelikle uygulama alanında yapılacak konut ve iş yerlerinden verilmek üzere sözleşme akdedilecek. Uygulama alanındaki taşınmazın belirlenen bedeli, idarece malike verilecek konut veya iş yerinin inşaat maliyet bedelinden düşülecek.

İmar hakkı başka alana aktarılabilecek

Bu şekilde yapılacak hesaplama sonucunda taşınmaz malikinin idareden alacağı olursa bu meblağ, taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden, idarece, nakdi olarak veya idarenin kamu hizmetine tahsis edilmemiş taşınmazlarından verilerek ya da imar hakkının başka alana aktarılmasıyla ödenebilecek. İdareye borçlu olması halinde bu borca konu meblağ, taşınmaz malikince idareye taksitle ödenecek.

Kiracılar ne olacak

Uygulama alanındaki taşınmazlar ve uygulama alanı dışındaki riskli yapıların maliklerine konut veya iş yeri verilmesinden sonra arta kalan konut veya iş yerlerinin bulunması halinde belirtilen yapılarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak en az 1 yıldır ikamet edenler veya iş yeri işletenlerle kanun uyarınca taşınmazları kamulaştırılanlara, bu konut veya iş yerlerinden verilmek üzere sözleşme yapılabilecek. Bu kapsamda konut veya iş yeri talebinde bulunanların sayısının, artan konut ve iş yeri sayısından fazla olması halinde konut veya iş yeri verilecekler noter huzurunda kurayla belirlenecek.

Rayiç bedel tespit edilip sözleşme yapılabilecek

Uygulama alanı dışındaki riskli yapılarda, sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunlukla alacağı karara katılmayan maliklerin bağımsız bölümlerine ilişkin arsa paylarının rayiç değeri tespit edilecek. Bakanlıkça uygun görülmesi halinde arsa payları satın alınanlarla konut veya iş yeri sözleşmesi yapılabilecek.

Kira yardımı

Anlaşmayla tahliye edilen uygulama alanındaki yapılarla uygulama alanı dışındaki riskli yapıların sahiplerine tahliye tarihinden itibaren konut ve iş yerlerinin teslim tarihine veya idarece belirlenecek tarihe kadar, mümkün olması halinde geçici konut veya iş yeri tahsisi, mümkün olmaması halinde idarece kararlaştırılacak aylık kira bedeli yardımı yapılabilecek. Buralarda kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak ikamet edenlere veya iş yeri işletenlere, idarece belirlenecek oranda defaten kira yardımında bulunulabilecek.

2 Ağustos 2012 Perşembe

Yalova’da kurulacak 4 yeni OSB 8 bin istihdam yaratacak

İşsizlik oranı Türkiye ortalamasının üzerinde olan Yalova’da kurulması planlanan 4 yeni OSB, istihdam edilmeyi bekleyen 8 bin kişiyi umutlandırdı. Yalova’ya kurulması planlanan Taşıt Yan Sanayi, Çiçekçilik Tarıma Dayalı İhtisa, Gemi İhtisas ve Bilişim OSB’lerin kentteki işsizlik sorununu ciddi oranda çözeceği belirtildi. Türkiye’de işsizlik oranı 2010 yılı TUİK verilerine göre yüzde 11.9 iken, Yalova’da bu oran yüzde 14.4 şeklinde gerçekleşti. 2011 yılı TUİK verileri henüz açıklanmadı, ancak Yalova Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nde 2011 yılı kayıtlı işsiz sayısı 8 bini buldu. Kentteki işsizliği tetikleyen nedenlerin başında yatırım eksikliğinin geldiğine işaret eden Yalova Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Ahmet Canımova, 4 yeni OSB’nin bu anlamda büyük bir boşluğu dolduracağını bildirdi.

Canımova, Yalova’da işsizlik oranı [1]nın 2009 yılı TUİK verilerine göre yüzde 17.8 olduğunu, 2010′da bu rakamın yüzde 14.4′e gerilediğini söyledi. 2009-2010 tarihleri arasında yüzde 3.4 düşüş gerçekleşmesine karşın kentteki işsizlik oranının yüzde 11.9 olan Türkiye ortalamasının üzerinde seyrettiğini belirten Canımova, “2010 yılı TUİK verilerine göre, Yalova işsizlik oranında ülke genelinde 7′inci sırada bulunuyor. İstihdam oranında 55, işgücüne katılma oranında ise 42′inci sırada yer alıyor. 2011 yılı verileri henüz açıklanmadı ancak Yalova Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’ne 2011 yılı kayıtlı işsiz sayısı ortalama 8 bin. Bu veriler doğrultusunda 2011 işsizlik oranı beklentimiz yüzde 12 civarında. Diğer yandan 2011′de bin 21 kişiye 2 milyon 405 bin TL işsizlik ödeneği verildi”açıklamasını yaptı.

Yalova’da işsizlik rakamlarının yüksek seyretmesinin başlıca nedeninin yatırım eksikliği olduğuna dikkati çeken Canımova, bu noktada kente kurulması planlanan Taşıt Yan Sanayi OSB, Çiçekçilik Tarıma Dayalı İhtisas OSB, Gemi İhtisas OSB ve Bilişim OSB’nin büyük bir boşluğu kapatacağına duyduğu inancı dile getirdi. İstihdam sağlanmasında en önemli faktörün ilave çalışma alanları yaratılması olduğuna değinen Canımova, yeni OSB’lerin hizmete girmesiyle birlikte kentteki işsizlik rakamlarında ciddi oranlarda düşüş beklediklerini belirtti. Yatırımların kente uygun olmasının önemine de işaret eden Canımova, “Örneğin Bilişim OSB, nitelikli elemanla çalışılması ve daha fazla katma değer yaratması açısından ideal bir yatırım. Kayıtlarımıza göre işsizlerimiz bu sektöre uygun nitelikte. Çiçekçilik OSB de bilgi birikimi ve nitelikli insan gücü potansiyeli açısından uygun bir sektör” diye konu [2]ştu. Canımova, işgücü arz ve talebinin eşleşmemesi ile nüfus artışının kentte işsizliği tetikleyen diğer nedenler olduğu bilgisini verdi.

Makro ekonomik tedbirlerin yanı sıra yeni girişimcilerin ve yatırımların artırılması, var olanların da desteklenmesi gerektiğini anlatan Canımova, mesleki eğitimlere yönelik işverenlerden ve vatandaşlardan gelecek talepler doğrultusunda gerekeni yapmaya hazır olduklarını da sözlerine ekledi.

Kaynak: Dünya Gazetesi

1 Ağustos 2012 Çarşamba

İşte Türkiye'nin e-ticaret haritası

Türkiye e-ticaret sektörünün yüzde 90’ını temsil eden Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD), ülkenin e-ticaret haritasını çıkardı.

Farklı kategorilerdeki e-ticaret sitelerinin verilerini kapsayan ETİD araştırmasına göre, e-ticaret sitelerini kullanan kadınlar en çok giysi ve dekoratif ürün alışverişi yaparken, erkekler daha çok fonksiyonel ve teknolojik ürünler satın alıyor. Türkiye’de internet üzerinden alışverişin yüzde 77’si Marmara, Ege ve İç Anadolu olmak üzere üç bölgede gerçekleşiyor.

Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD), Türkiye’nin e-ticaret haritasını çıkardı. ETİD verileri, özel alışveriş siteleri, fırsat siteleri, sanal yapı marketler, perakendeciler ve tüketiciden tüketiciye satış yapılan (C2C) siteler gibi farklı e-ticaret kategorilerini kapsıyor. Bu verilere göre, e-ticaret sitelerini kullanan kadınlar en çok giysi ve dekoratif ürün alışverişi yaparken, erkekler daha çok fonksiyonel ve teknolojik ürünler satın alıyor.

ETİD verileri, Türkiye’de internet üzerinden alışverişin yüzde 77’sinin Marmara, Ege ve İç Anadolu olmak üzere üç bölgede gerçekleştiğini ortaya koydu. Yüzde 48’lik oranı ile Marmara Bölgesi e-ticareti en yoğun olarak kullanan bölge olurken, onu yüzde 16 ile İç Anadolu ve yüzde 13 ile Ege izliyor. İl bazında bakıldığında ise en çok alışveriş yapılan illerin İstanbul, Ankara ve İzmir olduğu görülüyor. Bu üç ili Bursa, Antalya ve Kocaeli izliyor.

İSTANBUL EN ÇOK TEKNOLOJİ VE GİYİM ÜRÜNLERİNİ SATIN ALIYOR

İstanbul, özel alışveriş kategorisinde en çok giyim ve aksesuara harcama yaparken, "fırsat" kategorisinde yeme-içme kategorisi öne çıkıyor. İstanbulluların sanal yapı marketlerden en çok satın aldıkları ürün ise gardrop. Teknoloji ürünlerinde televizyon, cep telefonu ve bilgisayarlar ilk sıralarda yer alırken, tüketiciden tüketiciye satış yapan sitelerde giyim ve kitap/dergi satışlarının yoğun olduğu görülüyor.

ANKARA’DA KLİMA SATIŞLARI YOĞUN

Başkent Ankara, özel alışveriş sitelerinden en çok giyim ve hediyelik eşya; fırsat sitelerinden ise turizm ve seyahate yönelik fırsat satın alıyor. Sanal yapı marketlerde en çok satılan ürün klima olurken, teknolojik ürünlerde tablet bilgisayar; tüketiciden tüketiciye satış sitelerinde ise masaüstü bilgisayar ilk sırada yer alıyor.

İZMİRLİLER TURİZM FIRSATLARININ PEŞİNDE

İzmir’in özel alışveriş sitelerindeki ilk tercihi ayakkabı ve ev tekstilinden yana. Tıpkı Ankara’da olduğu gibi fırsat sitelerinde en çok turizm fırsatlarını satın alan İzmirliler, sanal yapı marketlerde elektrikli el aletlerine ve bahçe ürünlerine yöneliyor. Teknolojik ürün kategorisinde cep telefonu ilk sırayı alırken, tüketiciden tüketiciye satış yapan sitelerde dizüstü bilgisayar başı çekiyor.

Verilerle ilgili bir değerlendirme yapan ETİD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Orhun, e-ticaret sitelerinden alışveriş yapanların yüzde 50’sini 25-35 yaş aralığındaki kullanıcıların oluşturduğuna dikkat çekerek şöyle dedi: “Genç nüfus internetten ticareti seviyor ve buna çok alıştı. Bu sayede sektörümüzün çok hızlı büyüyeceğini öngörmekteyiz. Elektronik ticareti her profilden kişiler kullanmakta. Ev kadınları, giderek alışverişlerini bu kanala kaydırmak olduğunu gözlemliyoruz. Hatta gün için ev kadınları araştırmalarını yapıyor ve akşamları eşleri ile birlikte bilgisayarlarının karşısında alışverişlerini yapıyor. Bundan 10 sene önce hacim olarak imkansız denilen büyüklükte beyaz eşya satışları, giyim satışları bunun önemli göstergeleri. Bir zamanlar internetten sadece kitap, CD satılır, görmeden ürün alınmaz deniyordu. Artık durum bunun tersine döndü. ‘internetten bakmadan ürün almam’ diyen büyük bir kesim oluştu.”

30.07.2012, Milliyet