21 Ağustos 2015 Cuma

BARIŞ SÜRECİ SAFSATASI

Barış Süreci'nin bir kandırmacadan ibaret olduğunu defalarca yazdım.
Bunun sadece PKK'nın kışa hazırlık yapması ve güçlenmesi için bir tertip olduğunu ve bu işin AKP ile planlandığını da belirttim.
Bazı salaklar "Bak ne güzel Şehit haberi gelmiyor"dediklerinde de bunun arkasından çok tehlikeli bir sürece girileceğini belirttim.
Sonuçta düğmeye basıldı.
Komplo Teorisi demeyin,son seçimlerde AKP'nin hiç bir seçim oyununa girmemesi de PKK'nın HDP eliyle meşrulaştırılarak Meclis'e girmesi hedefiydi.Bundan sonra olacaklar bizi daha tehlikeli bir açmaza sürükleyecektir...
Aşağıda bugünkü bir köşe yazısını ve daha önce yazdığım blog yazımı gönderiyorum;
PKK: Görüşmeler sürerken büyüdük
Güvenlik uzmanlarına göre PKK’lı teröristler çatışmasızlık döneminde yerleştirdikleri bombalı tuzakları şimdi patlatıyor. Berman adlı PKK’lı bir kadın terörist de Wall Street Journal gazetesine, “Devletin barış görüşmelerini bırakacağını biliyorduk. Bu sürede büyüdük ve organize olduk” dedi.
SİİRT’in Şirvan ile Pervari ilçeleri arasındaki karayolunda devriye görevi yapan askeri araç yol alırken, PKK’lı teröristlerin yola kurulmuş bombalı tuzağı uzaktan kumanda ile patlatması sonucu 8 askerin şehit olması, bu tuzaklarla ilgili önceden neden istihbarat alınmadığı veye farkedilmediği sorusunu gündeme getirdi. Hürriyet’e bilgi veren istihbarat kaynakları, bu tuzakların birkaç gün önceden kurulmadığına dikkat çektiler. Tuzakların çatışmasızlık döneminden kalma olduğunu ve bunların “uyuyan bombalar” olarak tanımlandığını ifade eden istihbarat kaynakları şunları söylediler:
GÜVENLİK GEVŞETİLDİ
“Çözüm süreci boyunca bölgede çatışmasızlık ortamı vardı. Süreç boyunca bölgede güvenlik önlemlerinin gevşetildiği bir gerçek. Bu sırada PKK’lılar ellerindeki patlayıcıların bir bölümünü barınak ve mağaralarda sakladı, bir bölümünü de Siirt’teki gibi yolların, köprülerin, tünellerin kritik noktalarındaki gizli bölümlere yerleştirdi. Kullanılan patlayıcıların miktarı tuzaklamanın yapıldığı yerin durumuna göre 700 ile 1000 kiloya kadar çıkabiliyor. Bu bombalar yerleştirildikten sonra kabloların uçları görülemez şekilde dışarıda bırakılıyor. Yollar birçok kez asfaltlandığı için de bunları tespit etmek çok zor.
YERLERİNİ BİLİYORLAR
Biz bunlara ‘uyuyan bombalar’ diyoruz. Teröristler tuzak kurdukları yerleri bildikleri için kabloları birleştirip fünyeyi takıp, uzaktan kumandayla patlatıyorlar. Yollarda trafik olduğu için de sürekli dedektörle arama yapılamıyor. Bu tür tuzakların başka yerlerde de olduğunu tahmin ediyoruz. Buna göre istihbarat çalışmalarımızı yoğunlaştırıp, gereken önlemleri almaya çalışıyoruz.”
ÇOK DERİNE GÖMÜYORLAR
PKK’nın özellikle yolların altına tuzakladığı bombaların bulunamamasının nedeni, bu tuzakları TSK’nın elindeki dedektörlerin tespit etme özelliğinden çok daha derine gömmesi ve üzerlerini plastik veya tahtalarla kaplaması. Çok gelişmiş dedektörlerin dışındaki standart dedektörlerle 15-20 santimetre derinlikteki patlayıcıların tespiti yapılabiliyor. PKK ise tuzaklarını 40-50 santimetre derine gömüyor. Üzeri de plastik ve tahtalarla kaplandığı için tespit edilmesi çok zor oluyor. Örgüt bombalarda çoğunlukla Irak’tan temin ettiği A 4 ve C 4 patlayıcıları kullanıyor. Bunları ele geçirdiği eski mühimmatlarla da güçlendiriyor. Patlatmayı çoğunlukla uzaktan kumanda ile cep telefonu ve telsizlerle yapıyor. PKK, mayınları da A 4 ve C 4’lerle daha da güçlendirebiliyor.
1 - 2 KM. UZAKTAN
PKK el yapımıyla 300’den fazla değişik tipte patlayıcı üreten bir örgüt. Tuzakladığı bomba ve mayınları 1-2 kilometre mesafeden uzaktan kumanda ile patlatıyor. Güvenlik birimleri bunun önlenebilmesi için terör tehdidinin olduğu bölgelerde tüm askeri araçların güçlü sinyal kırıcı jammerlerle donatılmasının şart olduğunu söylediler. Jammerler şemsiye görevi yapıp fünyeye gönderilen sinyali önlüyor. ABD’nin kullandığı toprağın altında veya herhangi bir yere konulmuş bomba ve mayını 100-150 metreden tespit edip uyaran sistemler de mevcut. Ancak bu sistemlerin oldukça pahalı olduğu bildirildi.
‘Görüşmeler sürerken büyüdük ve organize olduk’
ABD’nin Wall Street Journal gazetesi, “Türkiye’nin Kürtlerin çoğunluk olduğu Güneydoğusu’nda kent savaşı kızışıyor” başlıklı bir haber yaptı. Haberde adı açıklanmayan bir Türk yetkili, Terör örgütü PKK’yı sivilleri canlı kalkan yapmakla suçlarken, “PKK savaşı kasten şehirlere taşıdı. Sokak çatışmaları eşi görülmemiş boyutta” dedi. 22 yaşındaki Berman adlı bir kadın PKK’lı ise “Sayımız çok. Şu anda Türkiye’nin her kentindeyiz” dedi. 10 kişilik bir PKK grubunun başında olan Berman, İstanbul’da okuduğu üniversiteyi geçen yıl bırakarak terör örgütü PKK’nın gençlik yapılanması YDG-H’ye katıldığını anlattı. Berman, “Devletin barış görüşmelerini bırakacağını biliyorduk. Bu nedenle geçen sürede büyüdük ve organize olduk” dedi.
Uğur Ergan/Hürriyet
http://muzafferdonmez.blogspot.com.tr/2015/08/ic-savasn-alametleri.html

3 Ağustos 2015 Pazartesi

İç Savaşın Alametleri!

Uzun zamandır bu konu ile ilgili değişik makaleler yazmıştım ama nedense gerekli etkiyi görmüyor.Herhalde ciddiye alınmak için ya Hükümet'e yanaşmak ya da tam sakal bırakmak gerekiyor.
BOP'un son aşamalarından bir tanesi de Türkiye'nin bölünmesidir.
Bu coğrafya da bizden başka toprak bütünlüğü olan tek ülke kaldık.Dikkatli davranmazsak sonumuz Eski Yugoslavya gibi olacaktır.
BOP-HOP Arap Baharı derken o bölgenin anasını belledi.
Şimdi,Sivil Anayasa,Başkanlık Sistemi,Türk değil-Türkiyelilik muhabbetleri ile bu plan harekete geçti.
Çözüm Süreci denilen safsata ile ilgili de defalarca yazmıştım,bazı saf arkadaşlar ne güzel akan kan durdu,şehit haberi gelmiyor diye seviniyordu.
AKAN KANIN DURMASI HEPİMİZİ SEVİNDİRİR.
Ancak,bu PKK'lılar güvenlik önlemleri ile yurdu terkederken kimse;
-Neden bu adamlar silahlarını bırakmıyor,
-Neden bunların bir kısmı yargılanmıyor,
-Bu adamlar 20 yıldır insanları öldürüyor,tek meslekleri bu.Yarın Halk Eğitime başvurup çırak mı olacaklar ya da terörist olarak mı yaşamaya devam edecekler diye kimse sormadı,
-Dün,çapulcu dediklerimiz bugün dışarda askerlik eğitimlerini tamamlamış,neredeyse düzenli ordu haline gelmiş bir vaziyette tekrar karşımıza çıkıyorlar.O zamanda bu durum ile karşılaşabileceğimiz kimsenin aklına gelmedi mi?
-Bu adamlar yıllar önce de bazı haritalar ortaya çıkardılar,bizlerse hassiktir demekten başka bir şey yapmaya gerek duymadık.
Çarşambanın geleceği salıdan bellidir diye düşünecek benden başka kimse çıkmadı mı?

Ve bir taraftan PKK bir taraftan da PKK düşmanı bizler yangına körükle giderken devleti yönetenler mesaj yayınlamaktan başka bir şey yapmıyorlar.
Bugün Polis HDP binasına Türk Bayrağı astığı için göğsümüz kabarıyor ama bu tür girişimler zaten ateşlenmiş olan fitilin hızlanmasına yol açmaktan başka bir işe yaramaz.
Uyanın beyler uyanın,gidişat bölünmeye yelken açmış gidiyor...


Aşağıda vikipedi'nin iç savaş ile ilgili yazısını gönderiyorum.



İç savaş veya sivil savaş, bir ülkenin insanlarının çeşitli politik veya dini kutuplar altında organize olarak birbirleriyle yaptıkları silahlı çatışmalara verilen genel isimdir. Bu çatışmalar genelde ortak yönleri olmasına rağmen her ülkenin kendine has kültürel ve siyasi yapısı nedeniyle çoğunlukla öznel bir yapıya sahiptir. İç savaş her ne kadar bir ülkenin içindeki grupların silahlı çatışması olarak tanımlansa da ülke içindeki her silahlı çatışma iç savaş değildir. Örneğin devletin ayrılıkçı bir grupla ya da rejim karşıtı hareketlerle yapacağı çatışmalar iç savaş sayılmaz. Ancak bazı ayrılıkçı hareketlerin ufak çaplı bir isyan olarak başlayıp ülkenin geneline yayılması ile çatışmanın bir iç savaşa dönüştüğü de olmuştur. Bir çatışmanın "iç savaş" olarak kabul edilebilmesi için bu çatışmanın ülkenin genelinde etkili olması, ülkedeki mevcut devletin ya politik gruplar arasında parçalanması ya da ülkenin bir kısmında hakimiyetini yitirmesi gerekmektedir. Örneğin İspanya İç Savaşı'nda İspanya Devleti, Cumhuriyetçiler ve Milliyetçiler arasında ikiye bölünmüşken Suriye İç Savaşı'nda Suriye Devleti bünyesinden bazı unsurların ayrılmasına rağmen ayakta kalmış ancak ülkenin bir kısmında da hakimiyetini kaybetmiştir. İç savaşlar hemen her zaman iç savaşa giren ülkeye diğer ülkelerle yapılan savaşlardan daha fazla zarar vermiştir. Bunun en önemli nedeni, ülkenin kendi yapısının kendi içinde giriştiği bir mücadelenin diğer ülkelerle giriştiği mücadelelere nazaran tedavisinin çok daha zor olmasıdır. Tarihte iç savaşlar çoğu zaman ya rejim değişikliğiyle ya da bölünmeyle sonuçlanmıştır.

Dünya tarihinde çok sayıda ülkeler iç savaşlara sahne olmuşlardır. Bunlardan bazıları:

Amerikan İç Savaşı (1861-1865)
Lübnan İç Savaşı (1975-1991)
İspanya İç Savaşı (1936-1939)
Suriye İç Savaşı (2011- )

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Muzaffer Dönmez: Online Mülakat – Skype Mülakatı İpuçları ve Taktik...

Muzaffer Dönmez: Online Mülakat – Skype Mülakatı İpuçları ve Taktik...:   Bilal Şentürk Tam yüz yüze bir görüşme olmaması ve telefonla mülakattan daha az sınırlayıcı olmasıyla Skype online mülakatları iki...

Online Mülakat – Skype Mülakatı İpuçları ve Taktikleri


 Bilal Şentürk
Tam yüz yüze bir görüşme olmaması ve telefonla mülakattan daha az sınırlayıcı olmasıyla Skype online mülakatları iki şeyin karışımıdır ve online mülakat sırasında ne yapılması gerektiğine dair neden bir şaşkınlık olduğunu görebiliyorum. İnsanlar emin değiller, örneğin bir takım elbise giymeliler mi giymemeliler mi...
Online mülakat yeterince ciddiye alınmamakta ve ben adayların kucaklarında çocukları olduğu ve profesyonel bir izlenim yaratmadıkları için çuvalladıklarını gördüm. Artı olarak bir göz kontağı muamması var. Bilgisayarınızda mülakatçının görüntüsüne mi yoksa kameraya mı bakmalısınız?
İşte paylaşmak istediğim bazı ipuçları:

Skype Online Mülakat Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Fazla rahat olmayın

Benim deneyime göre Skype online mülakat görüşmeleri evde olmanızın muhtemel olduğu akşamları gerçekleşiyor. Bunun rahatlama ve o rahat koşu pantolonlarından giyme zamanı olmadığını hatırlamanız önemli. Etkilemek için gerçekten giyindiğinizden emin olun.

Görüntüden çamaşırları çıkarın

Profesyonel gözükmek önemlidir bu yüzden arka planınızın farkında olun- kimse sizin kuruması için asılmış  kıyafetlerinizi görmek istemiyor. Ayrıca bütün ışıkların kamera arkasında olduğundan emin olun yoksa parlak ekranın merkezinde karanlık bir kütle gibi gözükürsünüz.

Arka plan gürültülerini kesin

Herhangi bir skype mülakatı görüşmesinin önkoşulu birbirinizi duyabilmenizdir. Eğer çevresel çok gürültü varsa bu iki taraf içinde mülakatı rahatsız edici ve sinir bozucu olacaktır. Bölünme şansınızın çok küçük olduğu sessiz bir nokta bulun, eğer arka plan sesi kaçınılmazsa mikrofonlu kulaklık kullanın.

Online Mülakat Sırasında Kamerayı hatırlayın

Nereye baktığınızın farkında olun. Yüz yüze mülakatta (veya herhangi bir iş toplantısında) göz kontağı hayati önem taşır bu yüzden bunun aynısını Skype mülakatı sırasında da yapın. Ayrıca yüz yüze konuşmada hareketli bir performansın coşkuyu aktaracağının farkında olun ama eğer birisi video ekranının etrafında kanat çırparsa bu sinir bozucu olabilir.
Her şeyin çalıştığından emin olun
Mülakatçınız mülakat sırasında teknoloji ile mücadele verdiğinizi görürse online mülakat sırasında can sıkıcı olacaktır. Eğer ekipman veya yazılım size yeniyse bir arkadaşınızla birlikte önceden mülakat sırasında hiçbir şeyin ters gitmeyeceğinden emin olmak için bir deneme testi yapın.
Umarım bunlar yardımcı olur!

MuzafferDonmez MeslekTanitimi GDN

17 Temmuz 2015 Cuma

Fyodor Mikhailovich Dostoyevsky'den, Hayatınıza Işık Tutacak 15 Hayat Dersi



1. “Sevmek, güzel birinde aşkı aramak değil, o kişide bilmediğin bir zamanın, beklenmedik bir anında kendini bulmaktır.”
2. “Yeni bir adım atmak ve yeni bir söz söylemek, insanların en korktuğu şeylerdir.”
3. “Acı çekmek, büyük bir zekaya ve duyarlı bir yüreğe sahip kişiler için her zaman kaçınılmazdır.”
4. “Gece ne kadar karanlıksa, yıldızlar o kadar parlaktır. Derdin ne kadar büyükse, Tanrı’ya  o kadar yakınsın.”
5. “Ya hatalarınla yüzleşir, ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pislik olmak ayrıdır.”
6. “Her insan, herkes karşısında, her şeyden sorumludur.”
7. “Yalan öyle nüfuz etmiş ki insanların diline, ‘doğruyu söylemek gerekirse…’ diye bir kalıp var.”
8. “İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır.”
9. “Zamana güven, her şey unutulur. Şu anda aklı başında davranmak, sonradan aklının başına gelmesinden iyidir.”
10. “Yanlış kişiden samimiyet beklediğin an, kırılıyorsun.”
11. “Hiçbir zaman doğru insan çıkmaz karşına. Ya zaman yanlıştır ya da insan.
12. “Anlamından çok hayatı sevmeli. Anlam ancak o zaman anlaşılır hale gelir.”
13. “Farkındalık, hastalıktır.”
14. “İnsanın ruhunu yücelten bir acı, ucuz bir mutluluktan evladır.”
15. “Bir çocuğun ölümünü görmektense evrene geliş biletimi iade etmek isterim.”

11 Temmuz 2015 Cumartesi

SİRTAKİ BİTTİ,ADİSYON ZAMANI!


Kemer sıkmaya alışık olmayan Yunanlılar, genel seçimde hislerine tercüman olan Çipras’ a güvenerek onu Başbakan seçtiler. Çipras ve ekibi fazlasıyla rahat tavırlarıyla sanki ülkenin hiç 323 milyar Euro’ luk dış borcu yokmuş gibi Avrupa’ lı ağabeyleri ile kavgaya tutuşunca  Alman Başbakanı Merkel’ in başı çektiği patron grubunu bayağı kızdırdı. Çünkü karşılarında ciddi bir muhatap arayan Avrupa’ lılar böyle rahat bir tavırdan hiç memnun kalmadı.
Çipras ilk başlardaki rahat tavırlarının ve söylemlerinin karşılığında (hatta Almanya’yı tehdite bile kalkıştı)taviz koparacağını sanırken köşeye sıkışınca havlu atmak yerine hemen referandum kartına başvurdu. Çipras, sandıktan çıkan %61′ lik hayır oyları sayesinde Yunan halkının desteğini aldığı mesajını vermek isterken Avrupa’ lı liderler bu baş ağrısı meseleyi nasıl halledeceklerini kara kara düşünüyorlar.
Yunanistan haricinde şu an hiç kimse bu durumdan memnun değil ama bunu itiraf etmekte zorlandıklarından ve her şeyden evvel batan paraları nasıl kurtaracaklarını düşündüklerinden Uluslararası kamuoyunda garip bir sessizlik hakim.
IMF’ ye göre sadece gelecek 3 sene içinde Yunanistan’ ın en az 60 milyar Euro finansmana çok acil ihtiyacı var. Toplamda 323 milyar Euro gelen borcun ise 240 milyarı Avrupa’ ya ait. Burada  en büyük borç 68 milyar Euro ile Almanya’ ya ait. Onu 43.8 milyar Euro ile Fransa, 38.4 milyar Euro ile İtalya, 25 milyar Euro ile İspanya, Hollanda 13,4 milyar Euro, İngiltere 10,8 milyar Euro, Belçika 7,5 milyar Euro, Avusturya 5,9 milyar Euro, Finlandiya 3,7 milyar Euro ile takip ediyor. Yunanistan’ ın IMF’ ye borcu ise 21.4 Milyar Euro.
11 milyona yakın nüfusu ve 186.5 milyar Euro GSYH ile neredeyse uçan kuşa borçlu olan Yunanistan’ da kişi başı borç yaklaşık 30,000 Euro’ ya denk geliyor.
Üretmeden tüketmenin(bu tablo bizim içinde geçerli) ibretlik bir örneği olan Yunanistan’ ın çoktan battığı halde neden bu kadar finanse edildiği ise ayrı bir soru. Şayet Yunanistan’ a taviz verilirse borçlu olan diğer ülkeler için emsal teşkil edeceğinden yeni sorunlar silsilesi de doğabilir. Bu da alacaklı ülkelerde ciddi bir sorun oluşturacağından böyle bir senaryonun gerçekleşmesi istenmiyor. Ancak Yunanistan kendi durumunu şantaj malzemesi olarak kullanıp “biz batarsak siz de batarsınız,ya yardım edin ya da bizi rahat bırakın”” zihniyetiyle yola devam etmek istiyor. Bu alışılmadık tutum ve durum dünya piyasalarında umulmadık sorunlar oluşturacağından bu duruma göz yumanlar nasıl bir yumuşak geçiş yapılacak ve orta yol bulunacak kara kara bunu düşünüyorlar.
Yunanistan’ ın niyeti ise açık ve mümkün mertebe borçlarının üzerine çizik attırmak yani sildirmek kalanı için ise Avrupalı’ların değil kendi önerdikleri plana göre hareket etmek ki burada açıkça ifade edilmiyor ama borç ödeyecek imkanları zaten olmadığından borcu borçla çevirmek ve vade sürelerini uzatmak istiyorlar.
Yıllarca yan gelip yatan ve bize örnek gösterilen Yunanistan’ ın nasıl bu günlere geldiği ve sözde refahın gerçek yüzü ortaya çıktı. Kurtuluş savaşından sonra (komşuluğumuz süresince) Kıbrıs harekatıyla askeri olarak karşı karşıya geldiğimiz Yunanistan aslında hiçbir dönemde bize karşı olumlu düşünmedi. Zeytin dalı edebiyatı ve siyasetiyle kendimizi kandırdığımız dönemler dahil olmak üzere ne zaman Avrupa’ yla ilişkilerimizi geliştirmek istesek önümüzde ilk önce Yunan engelini bulduk. Ege denizi ve adaların bitmeyen tartışmaları, kıta ve hava sahanlığı sorunları, yasadışı örgütler vs. derken Kıbrıs sorunu altında Helen zihniyetinin hayalleri bizi hep taciz etti.
Oluşan durumda tabi tüm dünya gibi bizde gelişmeleri ilgi ve merakla izliyoruz. Ancak diğer taraftan kendi durumumuzu da gözden geçirmeliyiz. Zira olası ekonomik sorunların global etkileri bize de sirayet edebilir. Bu durumda gelişmekte olan ve ciddi göç tehlikesi altında kalan bir ülke olarak şimdiden gerekli tedbirleri düşünerek her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız. Halihazırda zaten olası erken seçim hazırlığı yapılan bir ülkede oluşan siyasi boşluk yüzünden mevcut otoritenin Yunanistan krizi ve devam eden ekonomik durgunluğu göz önüne alarak gerekli tedbirleri elden bırakmaması gerekiyor.
Yunanistan, Avrupa birliğiyle anlaşsa bile kaçınılmaz son belli ve er geç acı reçete önüne konacak. Şayet Yunanistan tehdit ve şantajda ileri gidip Avrupa birliğine rest çeker yada karşı çıkarsa ne olacak? Çok düşük bir seçenek ancak böyle bir durum olursa kaderiyle yüzleşmek durumunda kalacak. Yanaşabileceği Rusya ve Çin gibi ülkeler geçici olarak destek verebilir ama onların koşulları ve beklentileri de farklı ve ağır olacak. Böyle bir senaryo ise Avrupa ve ABD’ nin hiç de istemediği bir durum. Kısacası dünya siyasetinde ve ekonomisinde ilginç bir örnekle karşı karşıyayız burada yapılacak sürpriz hamleler hem Avrupa hem de Dünya siyaseti ve ekonomisinde yeni sayfalar açılmasına yol açabilir.
Bizimde şimdiden buna izleyici olmak yerine gardımızı almamız gerekiyor.