5 Aralık 2012 Çarşamba
4 Aralık 2012 Salı
"İzmirlileri hem tanımıyor hem ciddiye almıyor"
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun çöp tesisi konusunda Yamanlar'ı işaret etmesinden sonra CHP içinde başlayan çöp alanı tartışmasına AK Parti de katıldı.
Bir dönem Kocaoğlu'nun danışmanlığını yapan AK Parti İzmir Milletvekili İlknur Denizli, çöp alanını belirlenmesi aşamasında yapılan çalışmaları eleştirdi. Milletvekili Denizli, "Çöp depolama ve bertaraf tesisini Karşıyaka'ya yapmayı planlıyorlar ama bundan o ilçenin belediye başkanının haberi yok. Her ikisi de CHP'li olan belediye başkanları arasında bu durum sır olarak bile kalamıyor. Burada projenin hangi bölgeye yapılmasından ziyade, uygulanacak teknolojinin doğru olup olmayacağı önemlidir. Halka hiçbir bilgilendirme yapılmadı. Karşıyakalılara, konuyla ilgili bir şey soruldu mu? Katılımcı demokrasi diyen, sosyal demokrat olduğunu ifade eden CHP, Karşıyakalıların görüşünü almadı. Aynı şekilde Bornova'ya çöp transfer istasyonu yapılacak ama bundan partilisi ilçe belediye başkanının haberi yok. Bunların belediyecilik anlayışı bu kadar. Bu da Büyükşehir Belediyesinin İzmirlileri ciddiye almadığının göstergesi. Birçok projede aynı tavrı sergiliyorlar" dedi.
Ben yaptım oldu mantığı
Denizli, Kocaoğlu'nun, "Ben yaptım oldu" mantığı ile hareket ettiğini iddia etti. Denizli, "Büyükşehir için başkalarının ne düşündü önemli değil. Belediye başkanı iki-üç bürokratı ile karar alıp uygulamaya çalışıyor. Onlar çoğunluğun ne dediğinin önemi yok. İzmirlileri saf mı sanıyorlar. Her şeyi sorgulayan İzmirliler, belediyenin bu tutumuna gerekli cevabı verecektir" dedi.
ONUR ÇAKIR
Aşlık: Sonuçlarına katlanırlar
AK Parti İzmir Milletvekili Ali Aşlık, İzmirlilerin Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'na 5 yıllığına yetki verdiğini belirterek, "Bu çöp bir yere dökülecek. Neredeyse bütün ilçeler onlarda. Oturup bir karar versinler. Kendi aralarında anlaşsınlar. Verecekleri kararın siyasi sonuçlarına kendileri katlanırlar" dedi.
Ali Engin: Başkanlar buluşacak
Çöp konusunda belediye başkanları arasında patlak veren tartışmaya CHP İzmir İl Başkanı Ali Engin el koydu. Başkan Kocaoğlu ile Durak'ın yakın zamanda bir araya gelerek, konuyu enine boyuna görüşeceğini belirten Engin, "Çöp alanı olarak yüzde 100 Karşıyaka belirlendi diye bir şey yok. Daha devlet kuruluşlarının görüşleri alınacak. Bu çöp başka bir ilin sınırına dökülmeyecek. CHP'liler kavga etmez, uzlaşırlar. Ortada Karşıyaka düşmanlığı diye bir şey yok. AK Parti bile bu konuya düşmanlık yapmaz" dedi.
Parasızlıktan genel merkezini sattı!
'Gayrimenkul bizim işimiz değil' dedi...
Eski günlerini arayan Fin teknoloji devi Nokia, Espoo'da bulunan genel merkezini gayrimenkul yatırım firması Exilion Capital Oy'a sattığını açıkladı. Nokia, 16 yıllık merkezini nakit ihtiyacı nedeniyle 222 milyon dolara sattı ancak Exilion'dan binayı geri kiraladığı için adresinde bir değişiklik yaşanmadı.
48 bin metrekarelik binada 1.800 kişi çalışıyor. Firmadan yapılan açıklamada 'Gayrimenkul sahibi olmak Nokia'nın ana işlerinden biri değil. Önümüze iyi fırsatlar çıkarsa başka satışlar da gerçekleşebilir' denildi. Geçtiğimiz sene içerisinde kredi derecelendirme kuruluşları Nokia'nın zayıf nakit pozisyonu nedeniyle, notunu 'çöp' seviyesine indirmişti.
3 Aralık 2012 Pazartesi
| Herşeye rağmen Putin İstanbul’da | |
| Hasan Kanbolat ORSAM Başkanı | |
Putin’in 14-15 Ekim’de İstanbul’a gelmesi beklenirken ziyaretini ertelemesi ile ilgili çeşitli söylentiler çıkmıştı. Putin’in ziyaretini ertelemesinin Moskova-Şam seferi yapan Suriye uçağının silah taşıdığı şüphesiyle 10 Ekim’de Ankara’ya indirilmesi ile ilgisi bulunmadığı açıklanmıştı. Erteleme kararının 7 Ekim’de verilmiş olmasından dolayı Suriye uçağı krizinin erteleme kararı ile aynı zamana denk gelmesi tamamen tesadüftü. Ancak Putin’in Hindistan, Pakistan, Türkmenistan, Bulgaristan ve Ermenistan’a yapacağı ziyaretleri ve Moskova’ya planlanmış ziyaretleri ertelemesi Putin’in kas zedelenmesinden dolayı hasta olduğu iddialarını kuvvetlendirmişti. Başbakan Erdoğan, pazar gecesini otelinde geçirecek Putin ve heyetini pazartesi sabahı Dolmabahçe’deki ofisinde ağırlayacak. Erdoğan ile Putin’in baş başa görüşmesinde Suriye, Türkiye’nin NATO’dan talep ettiği patriotlar ve yeni işbirliği alanlarının tespitinin ele alınması bekleniyor. Liderlerin görüşmesi sırasında Türk ve Rus bakanlar bir araya gelecek. Daha sonra ÜDİK toplantısına geçilecek ve ardından basın toplantısı yapılacak. Putin, Erdoğan’ın onuruna vereceği öğle yemeğinin ardından Türkiye’den ayrılacak. Başbakan Erdoğan, İspanya dönüşünde “Şu an kilit Rusya’nın elinde” demişti. Moskova yönetiminin tavrının değişmesi durumunda, Çin ve İran'ın tavrının da değişebileceğini vurgulamıştı. Suriye ile ilgili olarak Ankara ile Moskova arasında görüş ayrılıklarının olduğu bir gerçektir. Ancak bu konudaki görüş ayrılıklarının Türk-Rus ilişkilerinde bir soğukluğa neden olduğu yorumları doğru değildir. Ankara-Moskova ilişkilerinin gerilmesini isteyenler ve bekleyenler de yok değil. Türkiye ve Rusya Federasyonu’nun bütün enerjisinin Suriye’ye odaklanmasını isteyen ve iki ülkenin de Ortadoğu’da söz sahibi olmasını istemeyen güçler bulunuyor. Nitekim Suriye krizi zaman zaman Türk-Rus ilişkilerinin sağlamlığını test eden bir alan görünümünü almaktadır. Bundan dolayı Ankara ve Moskova, Suriye’nin iki ülke arasındaki ilişkileri bozmasına müsaade etmek istemiyor. Suriye, Türk-Rus ilişkilerinin alternatifi değildir. Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında yaklaşık beş yüzyıldır ikili ilişkiler bulunuyor ve son beş yüz yılın en iyi ilişkilerinin yaşandığı bir dönem yaşanıyor. Nisan 2011’de iki ülke arasında vizelerin kaldırılması da iki ülke ve iki halk arasında derin tarihi kökenleri bulunan güven sorunun büyük ölçüde aşıldığını göstermiştir. Günümüzde Türk-Rus ilişkileri Erdoğan ve Putin’in kişisel çabalarıyla da geriye dönülemeyecek kadar kökleşmiş durumdadır. | |
Ekonomide iki tarihi rekor
İMKB, kasım ayı enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalmasının ardından artan iyimserlikle tarihi zirvesi olan 73.416,29 puana kadar yükseldi. Gösterge tahvilin bileşik faizi de güne rekorla başladı.
Bundan önceki tarihi zirvesi 5 Kasım tarihinde görülen 73.313,87 puan seviyesinde olan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) yüzde 7’nin altına gerileyen yıllık TÜFE’nin gerek MB’nın faiz indireceği beklentilerini gerekse kredi derecelendirme kuruluşlarına yönelik not artırım beklentisini artırmasıyla alışlar güçlendi.
Gösterge tahvilin bileşik faizi tarihin en düşük seviyesi olan yüzde 5,81’e kadar gerilerken şu dakikalarda 5,82 seviyesinde, İMKB 100 endeksi de 73.200 - 73.400 aralığında dengelenme çabasında.
Analistler yurt içi piyasalara yabancı ilgisinin devam ettiğini ve bunun da gelmesi muhtemel kar satışlarının sınırlı kalmasını sağladığını belirtti. Endeks için 73.500 ve 74.000 psikolojik dirençlerinin takip edileceğini ifade eden analistler, olası kar satışlarında 72.500 - 72.700 seviyelerinin destek konumuna gelebileceğini kaydetti.
Açıklanan kasım ayı enflasyon verilerine göre TÜFE yüzde 0,38 oranında artarken yıllık bazda artış yüzde 6,37’ye geriledi.
Gösterge tahvilin bileşik faizi tarihin en düşük seviyesi olan yüzde 5,81’e kadar gerilerken şu dakikalarda 5,82 seviyesinde, İMKB 100 endeksi de 73.200 - 73.400 aralığında dengelenme çabasında.
Analistler yurt içi piyasalara yabancı ilgisinin devam ettiğini ve bunun da gelmesi muhtemel kar satışlarının sınırlı kalmasını sağladığını belirtti. Endeks için 73.500 ve 74.000 psikolojik dirençlerinin takip edileceğini ifade eden analistler, olası kar satışlarında 72.500 - 72.700 seviyelerinin destek konumuna gelebileceğini kaydetti.
Açıklanan kasım ayı enflasyon verilerine göre TÜFE yüzde 0,38 oranında artarken yıllık bazda artış yüzde 6,37’ye geriledi.
FAİZ TARİHİNİN EN DÜŞÜK SEVİYESİYESİNDE
Tahvil-bono piyasasında gösterge tahvilin bileşik faizi güne düşüşle, tarihinin en düşük seviyesi olan yüzde 5,86 seviyesinden başladı.
Analistler cuma günü beklentilerden iyi gelen ekim ayı dış ticaret açığının ve Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemde faiz indirimine gidebileceği beklentisinin yurt içinde bono piyasasını desteklediğini belirtiyor.
1 Aralık 2012 Cumartesi
Avaazcılar, şimdi kutlama vakti!
|
Avaazcılar, şimdi kutlama vakti!
Birkaç saat önce BM ezici çoğunluğun oyuyla Filistin'i dünyanın 194. devleti olarak tanıdı!!! Bu Filistin halkı için, barış için, topluluğumuz için büyük bir zafer ve dünyanın dört bir yanında insanlar kutlamak için Filistin'deki büyük kalabalıklara katılıyor.
Filistin halkının özgürlük yolculuğunun sona ermesine daha çok var. Ama bu çok önemli bir adım ve topluluğumuz bunun gerçekleşmesinde temel bir rol oynadı. Oylamayla ilgili Filistin'in Avrupa Elçisi şöyle dedi:
“Avaaz ve dünyanın dört bir yanındaki üyeleri Filistin halkının devlet olma, özgürlük ve barış talebini desteklemeleri için hükümetlerin ikna edilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Tüm süreç boyunca bizim yanımızda oldular; onların dayanışmaları ve destekleri tüm Filistin’de hatırlanacak ve şükranla korunacaktır.” -- Leyla Şahid, Filistin'in Avrupa Genel Temsilcisi
Aşırı lobi gruplarına göbekten bağlı olan ABD ve İsrail hükümetleri (evet, ne yazık ki Obama bile pes etti) bu oylamayı engellemek için ellerinden geleni yaptı; mali tehditlerde bulundular ve hatta ısrar etmesi halinde Filistin Başkanı'nı devirmekle tehdit ettiler.Oylamanın kaderini değiştirecek olan Avrupa'ydı ve ABD'nin yoğun baskısı altındaki liderler daha iki hafta önce Filistin devletini desteklememeye eğilimliydi. Riskin farkında olan topluluğumuz kazanmak için gereken hız ve demokratik güçle harekete geçti:
ABD ve İsrail ilk önce devlet olmasının barış için tehlikeli olduğunu iddia etti; sonra, kaybettiklerinde de, bunun önemli olmadığını ve oylamanın sembolik olduğunu söyledi. Ama gerçekten sadece sembolik bir değeri olsaydı durdurmaya çalışmak için ellerinden gelen herşeyi yapmazlardı. Ve yıllar süren kötü niyetli müzakerelerin ve İsrail'in, statükonun rahatlığına sığınarak Filistin topraklarını istikrarlı bir şekilde kolonileştirmesinin ardından, bu adım ABD ve İsrail'e şunu gösterdi: iyi niyetle hareket etmedikleri takdirde Filistinliler ve dünya onlarsız ilerlemeye hazır. Bu durum gerçek barış görüşmeleri için daha dengeli bir temel oluşturuyor. Ve ayrıca, İsrail hükümetinin ve Hamas'ın bu ay Gazze'de yaşattığı şiddete de en iyi alternatif.
Filistin halkı onyıllardır İsrail'in boğucu askeri diktatörlüğü, seyahat ve çalışmaları sırasında baskıcı kontroller, haklarının sürekli inkar edilmesi ve devamlı bir güvensizlik ve şiddet tehdidi altında çile çekiyor. 65 yıl önce, dün, BM Yahudi halkı için güvenli bir evin kurulmasına giden yolun başlangıcı olarak İsrail devletini tanımıştı. Şimdi Filistinliler aynı yolda bir adım atıyorlar ve uluslararası topluluğun gözünde bir nesil boyunca kendilerinden sakınılan onuru kazanıyorlar. Ve bu onurdan yola çıkarak barışın temellerini oluşturabiliriz.
Umut ve coşku ile,
Ricken, Alice, Ari, Wissam, Allison, Sam, Julien, Pascal, Wen, Pedro, Saravanan, Emma, Ben, Dalia, Alexey, Paul, Marie, Aldine, Luca, Jamie, Morgan ve tüm Avaaz ekibi.
Not: Konuyla ilgili birkaç kaynak - Hürriyet bugünkü zaferi anlatıyor, Focus Haber İsrail ve ABD'nin tepkisini veriyor, Avaaz'ın Günlük Bülteni'ndenoylama sonucunun haritasını görebilirsiniz

Avaaz.org dünya halklarının görüş ve değerlerinin dünyanın tüm karar vericilerince duyulmasını sağlamak için çalışan, 16 milyon kişilik küresel bir kampanya ağıdır. (Avaaz birçok dilde “ses” veya “şarkı” anlamına gelir.) Avaaz üyeleri dünyanın dört bir yanına yayılmıştır: ekibimiz 6 kıtada, 19 ülkede, 14 dilde çalışmaktadır. Avaaz’ın bazı önemli kampanyaları hakkında bilgi almak için buraya tıklayın; veya bizi Facebook ya da Twitter'dan takip edin.
Birkaç saat önce BM ezici çoğunluğun oyuyla Filistin'i dünyanın 194. devleti olarak tanıdı!!! Bu Filistin halkı için, barış için, topluluğumuz için büyük bir zafer ve dünyanın dört bir yanında insanlar kutlamak için Filistin'deki büyük kalabalıklara katılıyor.
Filistin halkının özgürlük yolculuğunun sona ermesine daha çok var. Ama bu çok önemli bir adım ve topluluğumuz bunun gerçekleşmesinde temel bir rol oynadı. Oylamayla ilgili Filistin'in Avrupa Elçisi şöyle dedi:
“Avaaz ve dünyanın dört bir yanındaki üyeleri Filistin halkının devlet olma, özgürlük ve barış talebini desteklemeleri için hükümetlerin ikna edilmesinde önemli bir rol oynamıştır. Tüm süreç boyunca bizim yanımızda oldular; onların dayanışmaları ve destekleri tüm Filistin’de hatırlanacak ve şükranla korunacaktır.” -- Leyla Şahid, Filistin'in Avrupa Genel Temsilcisi
![]() | |
| |
![]() | |
|
- Yaklaşık 1,8 milyonumuz Filistin'indevlet olarak tanınmasını talep edendilekçeye imza verdi
- Binlercemiz Avrupa çapında kamuoyu anketlerini fonlamak için bağış yaptı --anketler Avrupalıların %79 gibi bir çoğunluğunun Filistin devleti fikrini desteklediğini gösterdi. Anketlerimiz tüm medya organlarında boy gösterdi ve Britanya, İspanya ve Fransa'daki Meclis görüşmelerinde defalarca konu edildi!
- Avrupa liderlerine onbinlerce e-posta, Facebook ve Twitter mesajı gönderdik ve dışişleri bakanları ve devlet başkanlarıyla binlerce telefon görüşmesi yaptık.
- Brüksel'deki Avrupa Komisyonu binasının dışında, liderler içeride toplantı yaparken 4 kat yüksekliğinde dev bir pankart açtık (sağdaki resim). Sonra Madrid'de bir gösteri yaptık. Daha önce oylama talebiyle BM'nin önünden bir tekne filosu yüzdürmüştük. Eylemlerimiz tüm Avrupa'da manşetlere çıktı.
- Avaaz çalışanları ve üyeleri kilit ülkelerin her birinde onlarca devlet bakanıyla, seçkin danışmanlarla, üst düzey gazeteci, milletvekili ve kanaat önderiyle görüştü; birçok defasında liderleri ikna, baskı, meclis kararı ve kamuoyu açıklaması gibi yollarla yanımıza çekmek için birlik olduk ve her zaman bu davanın arkasında duran halkın gücüne güvendik.
- Filistin'in devlet olarak tanınması lehine konuşmaları için Nazi toplama kamplarından sağ kurtulmuş 94 yaşındaki Stéphane Hessel ve Oslo barış görüşmelerinde önemli bir rol oynamış olan Ron Pundak gibi önemli kanaat liderlerine ulaştık.
ABD ve İsrail ilk önce devlet olmasının barış için tehlikeli olduğunu iddia etti; sonra, kaybettiklerinde de, bunun önemli olmadığını ve oylamanın sembolik olduğunu söyledi. Ama gerçekten sadece sembolik bir değeri olsaydı durdurmaya çalışmak için ellerinden gelen herşeyi yapmazlardı. Ve yıllar süren kötü niyetli müzakerelerin ve İsrail'in, statükonun rahatlığına sığınarak Filistin topraklarını istikrarlı bir şekilde kolonileştirmesinin ardından, bu adım ABD ve İsrail'e şunu gösterdi: iyi niyetle hareket etmedikleri takdirde Filistinliler ve dünya onlarsız ilerlemeye hazır. Bu durum gerçek barış görüşmeleri için daha dengeli bir temel oluşturuyor. Ve ayrıca, İsrail hükümetinin ve Hamas'ın bu ay Gazze'de yaşattığı şiddete de en iyi alternatif.
Filistin halkı onyıllardır İsrail'in boğucu askeri diktatörlüğü, seyahat ve çalışmaları sırasında baskıcı kontroller, haklarının sürekli inkar edilmesi ve devamlı bir güvensizlik ve şiddet tehdidi altında çile çekiyor. 65 yıl önce, dün, BM Yahudi halkı için güvenli bir evin kurulmasına giden yolun başlangıcı olarak İsrail devletini tanımıştı. Şimdi Filistinliler aynı yolda bir adım atıyorlar ve uluslararası topluluğun gözünde bir nesil boyunca kendilerinden sakınılan onuru kazanıyorlar. Ve bu onurdan yola çıkarak barışın temellerini oluşturabiliriz.
Umut ve coşku ile,
Ricken, Alice, Ari, Wissam, Allison, Sam, Julien, Pascal, Wen, Pedro, Saravanan, Emma, Ben, Dalia, Alexey, Paul, Marie, Aldine, Luca, Jamie, Morgan ve tüm Avaaz ekibi.
Not: Konuyla ilgili birkaç kaynak - Hürriyet bugünkü zaferi anlatıyor, Focus Haber İsrail ve ABD'nin tepkisini veriyor, Avaaz'ın Günlük Bülteni'ndenoylama sonucunun haritasını görebilirsiniz
Avaaz.org dünya halklarının görüş ve değerlerinin dünyanın tüm karar vericilerince duyulmasını sağlamak için çalışan, 16 milyon kişilik küresel bir kampanya ağıdır. (Avaaz birçok dilde “ses” veya “şarkı” anlamına gelir.) Avaaz üyeleri dünyanın dört bir yanına yayılmıştır: ekibimiz 6 kıtada, 19 ülkede, 14 dilde çalışmaktadır. Avaaz’ın bazı önemli kampanyaları hakkında bilgi almak için buraya tıklayın; veya bizi Facebook ya da Twitter'dan takip edin.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

