19 Aralık 2012 Çarşamba

İcat çıkaracak gençleri AVM'lere kaptırdık



İcat çıkaracak gençleri AVM'lere kaptırdık



İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde açılan bilim merkezi, küçük-büyük her yaştan ziyaretçiyi ağırlamak için kapılarını açmış durumda ama Anneler ve babalar çocuklarının elinden tutup Merkeze gelmiyorlar. AVM'ler ise dolup taşıyor.

RÖPORTAJ: FAHRİ SARRAFOĞLU/SON DEVİR
İTÜ Bilim Merkezi, İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde sessiz sedasız bilime hizmet vermeye devam ediyor. 7 Kasım 2007'de tekrar açılan merkez, şu anda 7 den 77'ye bilimi sevdirmek için uğraşıyor.
Bilim Merkezi Müdürü Yardımcı Doç. Murat Çakan ile İTÜ Bilim Merkezi ve Merkezin bugüne kadar bilinmeyenlerini konuştuk.
*İTÜ Bilim Merkezi ile ilgili kısa bir tarihçe alabilir miyiz? 

İTÜ Bilim Merkezi için çalışmalar bir önceki dönem (2004-2008) rektörlük görevini üstlenmiş olan Prof. Dr. Faruk Karadoğan'ın önderliğinde başladı. Bu konuda gerek İTÜ mezunlarının, gerekse hala görev yapmakta olan akademik kadronun büyük desteği sağlandı.
Mezunlarımızdan Sayın İzzettin Silier'in maddi katkılarıyla Hindistan'ın Kalküta şehrinde bulunan NCSC (National Council of Science Centers)'ye 50 kadar deney birimi siparişi verildi. Sayın Prof. Dr. Esin İnan, tasarımcı Sayın Yılmaz Zenger merkeze önemli ölçüde fikri katkılar sağladı.

2 BİN 400 MERKEZ İÇİNDE TÜRKİYE’DE VAR

*Dünyada binlerle ifade edilen bilim merkezi bulunurken Türkiye'de acaba kaç tane böyle bilim merkezimiz var? 

Dünyada 2 bin 400 kadar irili ufaklı bilim merkezi bulunuyor. Ülkemiz bu konuda maalesef gerilerde yer alıyor. Genç bir nüfusa sahip olduğumuz halde bu konuda uzun yıllar adım atılmamış olması üzücü. Öte yandan son yıllarda bir takım çabalar sergileniyor.
Ankara'da Altınpark bünyesinde kurulan Feza Gürsey Bilim Merkezi, ODTÜ eski rektörü Ural Akbulut'un büyük çabaları sonucunda kurulan ODTÜ Toplum ve Bilim Merkezi, Bilim Merkezleri Vakfı'nın desteklediği Fulya Deneme Bilim Merkezi ve İTÜ'deki Bilim Merkezi bir temelin tuttuğunu gösteren unsurlar.
Bunun yanında TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı'nın çabaları ve Konya Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle Konya'da bir büyük bilim merkezinin inşasına başlandı. TÜBİTAK son yıllarda desteklediği bilim ve toplum projeleri ile bilimin geniş kitlelere aktarılmasında öncü rol oynuyor.
EN AZ 80 BİLİM MERKEZİNE İHTİYAÇ VAR 
*Sizce daha kaç adet bilim merkezimiz olmalı ki bilim sevgisi tabana yayılmış olsun? 

Bilim Merkezlerinin sayıları elbette çok az. İnşaat yüksek mühendisi Dr. Ersin Arioğlu'nun yaptığı hesaplamalara göre ülkemizde en az 80 bilim merkezi kurulması gerekiyor. Öte yandan küçük ölçekli birkaç merkezin daha ismini zikretmeden geçmemek lazım: Bahçeşehir Koleji Bilim Merkezi, BJK Koleji Bilim Merkezi ve Bilgi Üniversitesi Enerji Müzesi (Silahtarağa).

İTÜ Bilim Merkezi oldukça geniş bir kapalı ve açık alana sahip olması ile önümüzdeki yıllarda genişleme sansına sahip. Bir başka deyişle çok büyük ziyaretçi sayılarına ulaşması mümkün. Mekân geniş olunca kapsam alanına alınabilecek tematik konuları da sürekli çeşitlendirmek mümkün hale geliyor. Buna bir de geçici sergilerin yaratacağı potansiyeli eklemek gerek. 

AVM DEĞİL BİLİM MERKEZİNE GELİNMELİ 

*Dünyada bulunan diğer bilim merkezleri ile olan irtibat hakkında da bilgi alabilir miyiz? 

Bilim Merkezlerinin hayatta kalmaları için devlet veya vakıf desteğine mutlaka ihtiyaç var. Amaç gençleri bilime yöneltmek olunca işin maddi yanı düşünülmemeli. Ancak sadece bu destekler de yetmeyebiliyor. İşin lojistik yanı, edinilen deneyimin paylaşılmasıyla da kolaylaşıyor.
Dünyada merkezler arasındaki destek mekanizmalarını ceşitli "ağ"lar sağlıyor. Örneğin Avrupa Bilim Merkezleri Ağı (ECSITE) böyle bir ağ (network). ASTC (Association of Science-Technology Centers) bir başka ağ. Yakın bölgemizde bir başka ağ daha var: NAMES (Northern African and Middle Eastern Science Centers). İTÜ Bilim Merkezi olarak biz ECSITE üyesiyiz.
*Peki, şu ana kadar ulaştığınız ziyaretçi sayısı hakkında bilgi alabilir miyiz? 

7 Kasım 2007 tarihinden bu yana 20 binin biraz üzerinde bir ziyaretçiye ulaştık. Bunun büyük kısmı bize randevu ile ulaşan ilköğretim okulları. Maalesef, açık olduğumuz halde hafta sonları ziyaretçi sayısı çok az. Anneler ve babalar çocuklarının elinden tutup Merkezimize gelmiyorlar. AVM'ler ise dolup taşıyor. Yine de bu durumu değiştirmek de bizim görevimiz. Yakin geçmişte AVM'lerle beraber projeler geliştirmeye başladık.
DEV BALİNA İSKELETİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? 

*Türkiye'nin başka yerine şube açmak gibi çalışmalarınız var mı? 

Merkezimizin çalışmaları ilerledikçe ülkemizin diğer bölgelerine deneyimimizi aktarma şansımız da her geçen gün artıyor. Aslında kurumsallaşmanın bir tanımı da bu bana kalırsa; yeterli bilgi birikimini sağlamak ve bir anlamda "taşmak", çevreyi de etkilemek.
Diğer illerden çok fazla sayıda talep geliyor. Bu talepler gezi planlamasından tutun, açılması planlanan bir bilim merkezinin yapılandırılması konusuna kadar uzanıyor. Son yıllarda özellikle belediyelerden ortak çalışma talepleri geliyor. Bu arada şunu da belirtmek durumundayım: İstanbul il sınırları içindeki ilköğretim öğrencisi sayısı 2 milyonun üzerinde. Demek ki İstanbul'da daha yapacak çok iş, ulaşılacak çok gencimiz var.

* Bilim Merkezi'nde şu sıralar ziyaretçileri neler bekliyor? 

Gönlümüz her sene bir geçici bilim sergisi açmaktan yana. Ancak bunun icin finansman sorunları yasıyoruz. Şu gün için ziyaretçileri temel fizikle ilgili eğlenceli deney birimleri karşılıyor. Bir de 10 metre uzunluğunda dev bir yavru balina iskeleti.
Her şey bir yana en azından İstanbullulara çok uzak değiliz. Merkezimizin bulunduğu yer İTÜ Taşkışla kampüsü, Taksim Meydanı'na yürüyerek 10 dakika mesafede. Gençlerimizi, ailelerini merkezimizde ağırlamaktan çok büyük sevinç duyacağız. Onların -belki de bizim aracılığımızla- ileride bilimle ilgili branşlara yönelmeleri bizim için en büyük mutluluk olacak. 

Üniversite öğrencilerine dönük çalışmalarınız var mı onları da müzeye çekmek için
 Bu yönde ilave bir çabamız yok şimdilik.  Fen ve doğa bilimlerine, matematiğe ısınma erken yaşlarda çok verimli olabiliyor.  Bu açıdan bakıldığında İstanbul kapsamında zaten ilgisi çekilecek çok büyük bir nüfus var.  Çok açık ve net bir durumla örneklemem gerekirse İstanbul il hudutları içindeki ilköğretim okullarına devam eden öğrenci sayısı 2.700.000.  Bu çok yüksek bir rakam.  Elbette lise öğrencileri de bizim hedef kitlelerimizden birisi ama İTÜ Bilim Merkezi açısından önceliğimiz daha erken yaşlar.    
GENÇ İCATÇILARA FIRSAT VERİLMELİ
 İcat çıkaracak gençlerimiz için yani evinde küçük küçük girişimlerde bulunuyor ama yeri yok böyle bir yer oda tahsisi mümkün mü?
 Böyle bir örnekle Amsterdam’da bulunan NEMO Bilim Merkezi’nde karşılaşmıştım.  Randevuyla gelen gençler Merkezin kimya laboratuarında bazı deneyleri uzmanlar eşliğinde gerçekleştirebiliyorlardı.  Şimdilik böyle bir girişimde bulunmamız altyapı imkânlarının sınırlı olması nedeniyle mümkün gözükmüyor.  Ama ileride mutlaka üzerinde durulması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. 
 
DOĞA VE BİLİM TARİHİ MÜZELERİNE İHTİYAÇ VAR

Hükümetten ya da STK'lardan destek var mı?
 Hükümetin 2023 yılı hedefleri arasında 81 ile 81 Bilim Merkezi açma gibi bir hedefi olduğunu medyaya yansıdığı oranda biliyorum.  Umarım bu hedef gerçekleştirilebilir.  Bu bir kaynak meselesi olduğu kadar konuyla ilgili paydaşlarla birlikte hareket etme meselesi de aynı zamanda.  Yani hükümet hedefleri “bina yapalım, içini tefriş edelim, istimi arkadan gelsin” kısır döngüsünde gelişirse netice alınması mümkün değil. 
 2.700.000 ilköğretim öğrencisi bulunan bir metropolde prestijli bir bilim merkezinin mevcut olmaması anlaşılabilecek bir durum değil.  Bu şehirde hala bir Doğa ve Bilim Tarihi Müzesi’nin olmaması gibi…  Çözüm, bu konuda bilgisi ve deneyimi olan kişi ve kurumlarla (bu kurumların arasında elbette STK’lar da bulunmalıdır) birlikte hareket edilmesinde yatmaktadır.   Çok geç kalınmış bir alanda ilerleme ancak bu sayede oluşabilir. 

Çeklerinizi kontrol edin!



Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü, çek ve risk raporlarının Ziraat Bankası şubelerinden ve internet sitesinden alınabildiğini bildirdi

Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, çeki ticari işlerinde finansal bir enstrüman olarak kullanan gerçek ve tüzel kişilerin, çek kabul etmekle risk alıp almadıklarını, aldılarsa boyutunu görmelerine ve kararlarını somut bilgilere dayanarak vermelerine yardımcı olacak çek ve risk raporlarının, Ziraat Bankası şubelerinden ve internet şubesinden alınabildiği kaydedildi.
Açıklamada, çek ve risk raporunun alınabilmesi için, rapora konu kişinin şahsen şubelere başvurması gerektiği ve tüzel kişilere ait raporların, bu konuda tüzel kişi tarafından yetkilendirilmiş gerçek kişi temsilcilerine verildiği vurgulandı.
Bankanın internet şubesi müşterilerinin de bu raporları ayrıca bankanın internet şubesinden alabileceğine işaret edilen açıklamada, Ziraat Bankası internet şubesinden alacakları bu hizmet için ödeyecekleri bedelin 2 lira olduğu belirtildi.

İşte dev proje işte yeni güç: Simit Deniz’i



İş dünyasına örnek olacak dev işbirliğinin mimarı başarılı girişimci Abdullah Kavukçu… Her Simit Sarayı’nın içine bir Denizbank ATM’si konacak
Kısa sürede Türkiye'nin en çok bilinen yerli fast food markalarından biri olmayı başaran Simit Sarayı, bir ilke daha imza atıyor. Her Simit Sarayı’nın içerisine bir Denizbank ATM’si konulacak. Bu dev işbirliğiyle Denizbank 200’den fazla yeni noktaya ulaşacak, her gün 500 binden fazla kişinin ziyaret ettiği Simit Sarayı da müşterilerine sunduğu hizmeti çeşitlendirecek. Gıda perakende zincirini finans sektörüne entegre edecek bu başarılı girişimin mimarı ise Türkiye’nin genç girişimcileri arasında gösterilen Abdullah Kavukçu. Yakında hayata geçirilmesi planlanan işbirliğinin bankacılık ve gıda sektöründe örnek olması bekleniyor.
DÜNYA DEVİYLE YARIŞIYOR
Türkiye'nin yanı sıra yurt dışında da büyüme atağı başlatan Simit Sarayı, 4 bin 500 çalışanı ile halen 200'den fazla mağazayla faaliyet gösteriyor. Şirket 2017'ye kadar mağaza sayısını Türkiye'de 400'e, yurt dışında ise 370'e çıkarmayı hedefliyor. 2009'da açtığı Girne mağazasının ardından yurt dışında büyüme atağı başlatan Simit Sarayı, 2010'da Hollanda'nın Lahey şehrinde Avrupa'daki ilk mağazasını açtı. Lahey mağazasını Rotterdam takip etti. Şirketin yurt dışındaki yatırımlarının son halkası Mekke mağazası oldu. 2013'ün ilk iki çeyreğinde Simit Sarayı Düsseldorf, Münih, Frankfurt, Amsterdam, Deventer, Gazimağusa, Atina ve New York şehirlerinde yerini almaya hazırlanıyor. Şirketin hedefi ise 500 Simit Sarayı mağazası. Nihai hedef ise McDonalds’ı geçmek. McDonalds’ın tüm dünyada 34 bin şubesi var, Simit Sarayı’nın hedefi 34 bin + 1 şube sayısına ulaşmak.
İKİSİ DE BAŞARI HİKAYESİ
Başarılı bankacı Hakan Ateş’in yönetimindeki Denizbank da Simit Sarayı gibi kısa tarihinde büyük başarılara imza atan bir kurum. Yüzde 99.85 oranında hissesi Rusya'nın en büyük bankası olan Sberbank of Russia’ya satılan Denizbank 1938’de o zamanlar gelişmekte olan Türk denizcilik sektörüne finansman sağlamak amacıyla kurulmuş bir devlet bankasıydı. 1997 yılında ise Zorlu Holding’e 70 milyon dolar karşılığında Özelleştirme İdaresi’nden lisans devri yöntemiyle satıldı. Bugün 13 grup şirketiyle birlikte Denizbank sadece Türkiye’nin değil bölgenin önemli oyuncularından biri konumuna gelmeyi başardı. Şimdi bu iki dev güçlerini birleştirerek finans ve gıda sektörü için yeni bir açılıma imza atmaya hazırlanıyor.


Read more: http://www.finansgundem.com/haber/iste-dev-proje-iste-yeni-guc-simit-deniz_i/318320#ixzz2FUdCTaRg

18 Aralık 2012 Salı



ANA SAYFA > YEME İÇME
Türkiye'yi Saran Lezzet Pizza Tomato
2015 sonuna kadar 150 şube açmak istediklerini belirten Pizza Tomato Franchise Koordinatörü Dönmez, ilk aşamada Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde şube sayısını artırmayı planladıklarını söyledi.
Türkiye'yi Saran Lezzet İş Ortaklarını Arıyor.
Yüzde yüzde yerli sermayeli Pizza Tomato; 1999′da İzmir’den başladığı büyüme yolculuğunu yeni şubelerle sürdürmeyi planlıyor. İlk şubeyi Marmaris’te açtıklarını ve 10 yılda açılan 10 şubeyi bu yıl 35′e yükselttiklerini belirten Pizza Tomato Franchise Koordinatörü Muzaffer Dönmez, “Pizza Tomato; kendi işinin sahibi olmak isteyen yatırımcılara, deneyimli ekip desteği ile aynı takımın üyeleri olarak birlikte büyümeyi teklif ediyor” dedi. 
2009 yılı temmuz ayında ortaklık yapısı yeniden düzenlenen Pizza Tomato, franchise sistemde yatırımcıya “minimum risk, maksimum hizmet” ilkesinden hareket ederek bir model geliştirmeye çalışıyor. Menüsündeki 22 çeşit pizza ve 50 çeşit farklı lezzetin yanı sıra deneyimlerini, Pizza Tomato’nun marka gücünü ve yazılım altyapısını franchise talep eden yatırımcılara sunduklarını belirten Muzaffer Dönmez, “Şube çalışanlarını müdüründen ustasına, kasiyerinden servis elemanına kadar tüm personeli organize ediyor ve eğitiyoruz. Onların tüm ürünlerini ve lojistik ihtiyaçlarını karşılıyoruz” diye konuştu.
Hedef 150 şube
2015 sonuna kadar 150 şube açmak istediklerini belirten Pizza Tomato Franchise Koordinatörü Dönmez, ilk aşamada Ege, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde şube sayısını artırmayı planladıklarını söyledi. “Şube sayıları artırılırken bir yandan da sosyal sorumluluk projelerini, kurumsal kimlik çalışmalarını ve kalite standartları çalışmalarını da eş zamanlı olarak yürütüyoruz” diyen Muzaffer Dönmez, şube konseptinin 5 bin kişiyle yapılan anket sonucunda kırmızı-beyaz renklerden oluşturulduğunu ifade etti.
Bir Pizza Tomato bayisinin aylık cirosunun 50 bin-120 bin TL arasında değiştiğini belirten Dönmez, bir şubenin yatırım maliyetinin ise 100 bin ile 200 bin tl.arasında olduğunu söyledi. Şubelere brüt yüzde 35 kâr marjı sağladıklarını açıklayan Pizza Tomato Franchise Sorumlusu Dönmez, “Tüm katı ürünler, baskılı ürünler, hammaddeler, tanıtım hizmetleri, eğitim hizmetleri, denetim ve kontrol hizmetleri, yazılım hizmetleri tarafımızdan karşılanıyor” diye konuştu.
Yeniliklere, iletişime ve takım çalışmasına açık işletmeci özelliklerini taşıyan girişimcileri kendileriyle işbirliğine davet eden Muzaffer Dönmez, “Yatırımcıda aradığımız öncelik, müşterisine gereken düzeyde hizmet verebilme becerisi. Franchise vereceğimiz yatırımcının; markamızın itibarı ve hizmet kalitemizin sürdürülebilir kılınması için finansal yeterliliğinin olmasına da ayrıca özen gösteriyoruz” dedi.
Franchise bilgilerine http://www.pizzatomato.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.


En çok ve en az kazandıran işler

osmanbedel  biymed.com


Türkiye’de işçiler, günlük ortalama 51 lira ücret alıyor. En çok "bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleri"nde çalışanlar, en az "kumar ve müşterek bahis faaliyetleri"nde çalışanlar kazanıyor.

Prime esas ortalama günlük kazançlara göre, Türkiye’de işçiler, 1 günlük çalışmalarına karşılık ortalama 51,52 lira elde ediyor.
"Bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleri”, en fazla kazanılan işleri kapsıyor. Bu faaliyet grubunda çalışanlar, ortalama 134,88 lira kazanıyor.
En çok kazanılan faaliyetler sıralamasında ikincilikte ”tütün ürünleri imalatı” geliyor. Bu kapsamdaki işlerde çalışanlar, günlük ortalama 131,71 lira gelir elde ediyor.
Üçüncü sırada ise ”finans hizmetleri-sigorta ve emeklilik” geliyor. Bu alanda çalışanların 1 günlük çalışma karşılığı aldığı ücret 121,72 düzeyinde bulunuyor.
Ücreti düşük işler

Ortalama günlük kazancın en düşük olduğu iş ise ”kumar ve müşterek bahis faaliyetleri”. Bu kapsamda çalışanlar günde ortalama 33,65 lira kazanıyor.

En az kazanılan ikinci faaliyet ise ”ev içi çalışmaları”. Ev içi işlerde çalışanlar günde 34,09 lira ücret alıyor.
"Hanehalkının kendi ihtiyaçları için yaptığı faaliyetler"de çalışanlar 34,53, ”deri ve ilgili ürünler” imalatında çalışanlar 35,70, ”bina inşaatı”nda çalışanlar 37,14, ”giyim eşyaları imalatı”nda çalışanlar 37,25, ”yiyecek içecek hizmeti faaliyetleri”nde çalışanlar 37,39 lira kazanıyor.

En çok kazanılan 10 faaliyet

Prime esas ortalama günlük kazançlara göre, çalışanların en fazla ücret aldığı 10 faaliyet ve ortalama ücretler şöyle:

Faaliyet
Günlük Ortalama Ücret (lira)
Bilimsel araştırma ve geliştirme faaliyetleri134,88
Tütün ürünleri imalatı131,71
Finansal hizmetler (sigorta ve emeklilik)121,72
Kok kömürü ve petrol ürünleri imalatı117,04
Diğer ulaşım araçları imalatı115,12
Eczacılık ve eczacılığa ilişkin malzemeimalatı113,77
Ham petrol ve doğal gaz çıkarımı113,25
Hava yolu taşımacılığı107,37
Suyun toplanması arıtılması ve dağıtımı101,32
Kamu yönetimi ve savunma, zorunlu sosyal güvenlik95,55



En az kazanılan 10 faaliyet

Prime esas ortalama günlük kazançlara göre, çalışanların en az ücret aldığı 10 faaliyet ve ortalama ücretler şöyle:

Faaliyet
Günlük Ortalama Ücret (lira)
Kumar ve müşterek bahis faaliyetleri33,65
Ev içi çalışanların faaliyetleri34,09
Hanehalkının kendi ihtiyaçları için yaptığı faaliyetler34,53
Deri ve ilgili ürünler imalatı35,7
Bina inşaatı37,14
Giyim eşyaları imalatı37,25
Yiyecek ve içecek hizmeti faaliyetleri37,39
Mobilya imalatı37,59
Diğer hizmet faaliyetleri38,53
Diğer imalatlar38,83

17 Aralık 2012 Pazartesi

Doğuş Grubu




Doğuş Grubu’nun eğlence ve yeme-içme sektöründeki iştiraki D.ream, İngiltere’de kurulu Azumi Group’un yüzde 50 hissesini satın aldı.
D.ream’den yapılan açıklamada, satın alma bedeline ilişkin bir bilgi yer almazken; söz konusu ortaklıkla birlikte Azumi Group bünyesindeki Zuma ve Roka restoranlarını yeni uluslararası pazarlara açmak, yeni marka ve konseptler geliştirmek ve farklı coğrafyalarda çoğaltmak üzere işbirliği yapılacağı belirtildi.
Açıklamada yer alan bilgiye göre, İngiltere’de kurulmuş olan ve on yıldır faaliyet gösteren Azumi Group bünyesinde 6 ülke ve şehirde 6 Zuma ve 3 Roka restoranı bulunuyor. Zuma, Londra ve Hong Kong’ daki restoranlarından sonra İstanbul şubesini açmış, ardından markasını Dubai, Miami, Bangkok’a da taşımıştı.
D.ream ise Nusr-Et Steakhouse, Kiva, Armani Ristorante ve Go Mongo markaları ile hizmet verirken, GQ Bar’ı da yakında faaliyete geçirecek. D.ream, geçtiğimiz günlerde İstanbul Doors Grup’ a ortak olarak Da Mario, Vogue, Anjelique, Kitchenette, Gina, Ajia, Zuma, Mama, Carlotta, Poupon, Ca’d’oro, Gigi, Foodist Catering, Tom Aikens Restaurant, Tom’sKitchen, Tom’s Deli, Raika, Wanna Pop markalarını da bünyesine katmıştı.

İZKA MALİ DESTEK PROGRAMI


cid:image001.png@01CDDC4D.12EF2F30cid:image008.jpg@01CDDC52.58B8D6B0cid:image009.png@01CDDC4D.74AF9930

                                                                          
YENİLENEBİLİR ENERJİ ve ÇEVRE TEKNOLOJİLERİ
MALİ DESTEK PROGRAMI

2012 Yılı Proje Teklif Çağrısı
SON BAŞVURU TARİHİ: 01.03.2013
Programın Amaç ve Öncelikleri

Yenilenebilir Enerji ve Çevre Teknolojileri Mali Destek Programının genel amacı İzmir (TR31) bölgesinde “Yenilenebilir Enerji ve Çevre Teknolojileri”nde Ar-Ge ve yenilik kapasitesinin geliştirilmesi, bu teknolojilerin üretilmesi, kullanımının yaygınlaştırılması ile verimlilik, rekabet gücü ve çevresel performansın artırılması olarak belirlenmiştir.
Yenilenebilir Enerji ve Çevre Teknolojileri Mali Destek Programının yukarıdaki çerçevede belirlenen öncelikleri şunlardır:

Öncelik 1

Yenilenebilir enerji sistemlerinin ve çevre teknolojilerinin tasarımına ve üretimine yönelik Ar-Ge veya ürün/süreç yeniliği ve ticarileştirme çalışmaları

Öncelik 2
Yenilenebilir enerji kaynakları ile lisanssız elektrik üretimine yönelik olarak 50 kWh veya üzerinde kapasiteye sahip yatırımlar yapılması

Öncelik 3
Yenilenebilir enerji kaynaklarının ısıtma, kurutma, soğutma ve ulaştırma amaçlı kullanımının sağlanması

Proje Konuları
Aşağıda örnek proje konuları sıralanmıştır. Bunlar, olası proje konularının tümünü kapsamamakta olup yalnızca fikir verme amacıyla sunulmaktadır:
                         
Öncelik 1 İçin Örnek Proje Konuları
Rüzgâr türbin kanatları için dayanıklı kompozit malzeme geliştirme çalışmaları
Rüzgâr santral yönetimi ve şebeke yönetimi konusundaki yazılım çalışmaları
PV’de ince film teknolojisi/nano kaplama ve yoğunlaştırılmış güneş enerji (CSP) teknolojilerinin geliştirilmesi
Yoğunlaştırılmış güneş enerjisi (CSP) teknolojisinin ticarileştirilmesine uygun süreç ve parça geliştirme çalışmaları
Jeotermal enerjide düşük sıcaklıklarda kullanılacak ısı pompalarının imalatı
Birden fazla yenilenebilir enerji sisteminin birlikte çalışılabilmesi için (Hibrit sistem) entegrasyon ve sistem yönetim çalışmaları
Biyo-yakıt proses atıklarının değerlendirilme teknolojilerinin geliştirilmesi ve üretilmesi
Atıkların kaynağında azaltılmasına/üretime döndürülmesine (temiz üretim), değerlendirilmesine ve atıklardan yakıt üretimine yönelik projeler
Elektrikli araçların şarj ünitelerinin üretimi

Öncelik 2 İçin Örnek Proje Konuları
İşletimi kolay, kırsalda kullanılabilecek biyo-enerji paket tesislerinin kurulması
Güneş enerjisi, biyogaz, jeotermal, rüzgâr, biyo-kütle vb. yenilenebilir enerji kaynaklarından lisanssız elektrik üretimine yönelik 50 kWh veya üzerinde kapasiteye sahip yatırım projeleri

Öncelik 3 İçin Örnek Proje Konuları
Jeotermal ve güneş enerjisinin sebze-meyve kurutma, sera ısıtma amaçlı kullanılması
Güneş termal enerjisini büyük ölçekli binalarda veya endüstriyel sistemlerde ısıtma, soğutma ve kurutma amaçlı kullanmak üzere çalışmalar

DESTEKLENECEK GİDERLER

MAKİNE VE EKİPMAN ALIMI , MALZEME VE HAMMADDE ALIMI, DIŞ HİZMET ALIMLARI UYGUN DESTEK KALEMLERİ İÇERİSİNDEDİR.
11
4
PROGRAMIN BÜTÇESİ

KAR AMACI GÜDEN İŞLETMELER                  :100.000 TL İLE 1.000.000 TL ARASI % 50 DESTEK SAĞLANACAKTIR.
KAR AMACI GÜTMEYEN KURULUŞLAR      :100.000 TL İLE 1.000.000 TL ARASI % 75 DESTEK SAĞLANACAKTIR.

KİMLER BAŞVURU YAPABİLİR:

KOBİ NİTELİĞİNDEKİ İŞLETMELER, BİRLİKLER KOOPERATİFLER, BELEDİYELER, VALİLİKLER, ÜNİVERSİTELER VE ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ.