11 Mayıs 2013 Cumartesi

Beypazarı çıkış arıyor














Tarih boyunca verimli tarım alanları, doğal su kaynaklarının zenginliği, sarp yamaçlı tepelerle çevrelenmiş korunaklı bir konumda olması Beypazarı’nın tarihin her döneminde önemli bir yerleşim olmasını sağlamış. Hitit, Frig, Galat, Roma, Bizans, Selçuklu ve son olarak da Osmanlıların egemen olduğu tarihi İpek Yolu üzerinde, ticaret ilçeye eşsiz tarihi zenginlikler bırakmış… Tarihi konakları, müzeleri ve mutfağıyla dikkat çeken Beypazarı, İstanbul ve Ankara’dan günübirlikçilerin uğrak yerlerinden biri oldu.
2000′li yılların başında umut veren tarihi kentlerden biri olan Beypazarı turizmi, son yıllarda ise kan kaybetmeye başladı. Sıkıntının farkına varan ilçenin yerel yöneticileri elbirliğiyle soruna çözüm aramak için çalışmalara başladı. İlçeye gelen ziyaretçi sayısının azalmasının nedenlerini soruşturan Beypazarlılar, Belediye ve Kaymakamlık ile yeni projeleri hayata geçirmek için kolları sıvadı. Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED) Başkanı Kerem Köfteoğlu liderliğinde ilçeye gelen turizm gazetecilerine bilgi veren Beypazarı Kaymakamı Mustafa Kaya, Beypazarı’nın daha çok günübirlik ziyaretçilerin haftasonu uğradığı yer olduğunu hatırlatarak, “Beypazarı yaşayan bir kültür onu devam ettirmemiz için sponsorlara ihtiyaç var. Bir yere kadar ilerleyebiliyoruz ama mesafe kaydedemiyoruz. Yılda birkaç kere Beypazarı  kültürünü ön plana çıkaracak şenlikler düzenlenebilir. Esnaf  arasında birliktelik yok öncelikle bunu tesis etmeliyiz her esnaf ayrı bir fiyat politikası uyguluyor bu aşılırsa ve buradaki üreticiler ürünlerini  haftaiçi 2 gün yüzde 40 indirimli satarsa İlgiyi tekrar artırabilir” dedi.
Şehrin genel sulietini koruması gerektiğine dikkat çeken Kaya”Bazı işletmeler gece ışıklandırmalarına dikkat etmiyor. Buraya özgü pastel bir rengimiz var. Onu korumalıyız” dedi. İşletmelerin tura uygun fiyat vermediklerine değinen Kaya şöyle konuştu: “Haftasonunda konaklamada sorun yok ama haftaiçi gelen olmuyor. Fiyat politikası çok önemli tur fiyatı ile kapı fiyatı aynı olmuyor. Verilen hizmetin kalitesi çok öenmli yabancı turist getiremiyoruz. Ankara bu konuda çok çaba sarf ediyor ama  bir sonuç alınamadı. Kapadokya’ya giderken Beypazarı’na uğramıyorlar” diye konuştu.
İlçeye bir zamanlar 300-400 bin yerli yabancı turist geldiğini belirten Beypazarı Belediye Başkanı M.Cengiz Özalp da İstanbul-Ankara arasına işleyecek hızlı trenin Beypazarı’nda duracağını belirterek, biran önce ilçenin altyapısını tamamlamaya çalıştıklarını söyledi. Beypazarı’nın büyükşehirlerde tanıtımı için TIR hazırladıklarını belirten Özalp, Beypazarı kurusu, İnözü kanyonu, ilçede bulunan 5 müze ve konakların büyük ilgi göreceklerini ifade etti. Reklam ve tanıtıma bundan sonra daha fazla önem vereceklerini belirten Özalp, yeni projelerin hazırlıkları içinde olduklarını belirtti.
Ankara Üniversitesi Beypazarı Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Timur Gültekin de, ilçenin potansiyellerinin turizme kazandırılması konusunda, esnaf ve yerel yöneticilerin yanında yer aldıklarını, her türlü işbirliğine açık olduklarını söyledi.
Beypazarı esnafı da son yıllarda ilçeye ziyaretlerin azaldığını, haftaiçinde konaklamaların artırılması için çalışmalar yapılması gerektiğini belirttiler. Özellikle acentaların turlarını beklediklerini ifade eden esnaf, festivaller düzenlenmesini, şenlikler yapılmasını istedi.
Geçmişe yolculuğun adresi
“Münsürlerin Konağı”, “İnce Efendi Konağı”, “Hacıbostan Konağı”, “Müftüzade Hacı İzzet Efendi Konağı” ve “Mev’aların Konağı” gibi pansiyon ve restoranların ilçe ekonomisine katkı sağladığını belirten Beypazarı Belediye Başkanı M.Cengiz Özalp, yaptıkları çalışmaları şu şekilde anlattı:
Tarihi “İpek Yolu” üzerinde , binlerce yıllık geçmişe sahip olan Beypazarı,  ülkemizin kültürel zenginlikler ve doğal güzelliklerle dolu yerleşim merkezlerinden biridir.
Beypazarı Belediyesi ve halkı olarak tarihi koruma ve gelecek kuşaklara hazırlama görevini üstlenmiş olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.
On yıl önce Beypazarı’nı dünyada eşi benzeri görülmedik bir açık hava müzesi haline getirmek amacıyla çıktığımız değişim yolunda oldukça büyük yol kat ettik. BEYAP Projesi kapsamında ilçemizde bulunan 3500 konaktan 530′unun restorasyonunu tamamladık ve kullanıma açtık. Halen devam etmekte olan projenin hayata geçirilmesinde çeşitli kurum ve kuruluşların büyük desteğini aldık. Böylelikle restorasyon çalışmaları için gerekli bütçenin tamamına yakını sponsorlar tarafından sağlandı. Şu an Beypazarı’nda aslına uygun olarak restore edilip tamamlanmış toplam 30 sokağımız bulunmaktadır. Bu sokaklar arasında bulunan apartmanlara da ahşap görüntü verilerek bütünlük sağlanmış bulunmaktayız. Hedefimiz bu çalışmanın kalan 3000′e yakın konak için de uygulanmasıdır. Konaklarımız, eski dokusuna kavuşturulurken gelenekler bozulmamıştır. Bunun en güzel örneklerinden biri de, Beypazarı’nda halen ekmeklerin evlerin altında bulunan fırınlarda pişirilmesidir.
Evlerin yenilenmesi , Beypazarı’ndaki turizm potansiyelinin artmasını sağlarken Beypazarı halkının da ekonomik olarak yüzünü güldürmüştür. “Münsürlerin Konağı”, “İnce Efendi Konağı”, “Hacıbostan Konağı”, “Müftüzade Hacı İzzet Efendi Konağı” ve “Mev’aların Konağı” gibi pansiyon ve restoran olarak faaliyete geçen konaklarımız, ilçede iş istihdamının artmasına da büyük katkı sağlamıştır. Konakların yanı sıra restorasyonuna başlanılan 200 yıllık bir tarihe sahip 600 dükkan kapasiteli Beypazarı Çarşısı’nın da en yakın zamanda işletmelere açılması planlanmaktadır.
Bu tarihi yolculuk içerisinde günümüze kadar gelen lezzetli geleneksel yemeklerimizden bahsetmemek olmaz. Tamamı tescilli yöremize özgü; 80 katlı baklava, etli güveç, Beypazarı kurusu, mumbar, tatlı sucuk, havuç lokumu ilçemizi ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin gözdesi olmuştur.
Çevre illerin gözbebeği olan Beypazarı’na gelen turist sayısı her geçen gün artmaktadır. Beklentimiz beş yıllık süre içinde toplam 1 milyon turistin ilçemizi ziyaret etmesidir. İnsanların Beypazarı’nın güzelliklerinden mahrum olmaması için bu yolda elimizden geleni yapmaya hazırız.
Kendisine saygısı olmayan dil, tarih, gelenek gibi milli değerlerine sahip çıkmayan milletlerin bir gün tarihten silineceğini biliyoruz. Bu gerçekten yola çıkarak anadilimiz Türkçe’nin korunması amacıyla ruhsat verilecek işyeri tabelalarına yabancı kelimelerin yazdırılmaması kararı alınarak Beypazarı’nda yarattığımız tarihi atmosferin bozulmaması konusunda ne kadar kararlı olduğumuzu bir kez daha gösterdik.
Restorasyon, turizm ve kültürel mirasın korunması yönündeki çalışmalarımızın yanı sıra altyapı çalışmalarına da büyük önem verdik. 1999 yılından bu yana Beypazarı’nın çehresini değiştirmeyi başardık. Yapılan spor kompleksi, çay bahçeleri, parklar, basket sahaları ve sayfiye alanları ile sosyal yaşam canlanırken, yapılan yollarla ve özellikle trafik kazalarına neden olan alanlarda yapılan büyük çapta kavşaklarla bu sorunu ortadan kaldırdık. İlçemiz için çok önemli olan projelerimizden Yaş Sebze Meyve Hali’nin yapımını tamamladık. Yine Beypazarı’nın ilk yüzme havuzunu kullanıma açtık. Belediyecilik anlayışımızda temel noktamız; ilçedeki herkesin doğumdan ölüme kadar uygar dünya ölçülerinde yaşamaları için alt yapı neleri gerektiriyorsa o şartları sağlamaktır. Bu konuda hali hazırda başlatılmış bir çok projemiz de devam etmektedir.
Özveriyle gerçekleştirdiğimiz bu çalışmalar, Beypazarı gibi özel bir ilçeye layık olma çabasıdır. Oturup destek beklemek yerine elimizdeki kaynakları en verimli şekilde nasıl kullanacağımız ve ilçemize nasıl kazandıracağımız yönünde projeler ürettik. Olağan görevleri yerine getirmenin çalışmak olmadığını radikal değişimler için cesur adımlar atılması gerektiğini kendimize amaç edindik.Bu düşünceyle hareket eden tüm kurumlar için başarının kaçınılmaz olacağı inancındayız.
Beypazarı’nın avantajları
>> Beypazarı, Ankara’nın 100 km. batısında, Ayaş ve Nallıhan İlçeleri arasında, Ayaş-Güdül-Çamlıdere-Kıbrısçık-Seben-Nallıhan-Mihalıçcık ve Polatlı İlçeleri ile komşu. Yüzölçümü 868 km2, rakım 675 metre. Son nüfus sayımında toplam nüfusu 46 bin 514 oldu. Bunun 35 bin 80 kişisi şehir merkezinde 11 bin 434 kişi de 64 köy ve 3 beldede yaşıyor.
>> İlçe sınırları içindeki İnözü vadisi birçok bitki ve canlıya ev sahipliği yapıyor. Vadinin derin havasına alandaki doğal bitki örtüsü ve birtakım tarihi kalıntılar eklenmiş. Beypazarı’nın kuzeyinde bulunan vadinin iki tarafı balık sırtı görünümünde yükseliyor. İnözü Çayı’nın aşındırmasıyla oluşmuş vadide kayalıklara oyulmuş çok sayıda mağara bulunuyor. Mağaraların bir bölümü çok yüksekte olduğundan ziyaret edilmeleri pek mümkün olmuyor. Bu mağaraların, o devirde yaşayanlar tarafından kullanılan, ziynet eşyalarının da muhafaza edildiği mezarlar olduğuna dair çeşitli göstergeler bulunuyor. Arkeolojik anlamda bir çalışma yapılmadığı için veriler ortaya konulamıyor.
>> Beypazarı konakları ile meşhur. Genellikle iki ya da üç katlı olan konaklar yapılırken işlevsel ve kültürel detaylarla bezenmişlerdir. Bu Evler zemin katları taş, üst katları ahşap iskelet içine ahşap veya kerpiç dolgu sistemi kullanılarak inşa edilmiş.
>> Beypazarı’na gelen turist sayısı resmi kayıtlara göre, 1999′da 2 bin 501 kişi olarak geçerken, 2012 yılında ise bu sayı 450 bin oldu. Hedeflenen sayı ise yılda 1 milyon yerli, 100 bin yabancı turist.
>> Çalışmalarına başlanan jeotermal enerji projesiyle Beypazarı kültür turizminin yanı sıra kaplıca turizmiyle de tercih edilen kent olmaya aday.
>> “Telkari Sanatı” ile Beypazarı’nın adını yurtdışına duyuran gümüş işletmeciliğinin yanı sıra bakırcılık, yorgancılık, dokumacılık gibi eski el sanatlarının da yaşatıldığı ilçede; turistler babadan oğula geçen geleneksel el sanatları atölyelerini gezme fırsatı bulabiliyor.
>> Yöreye has Beypazarı güveci, etli dolma, höşmerim ve baklava gibi lezzetler, turistik işletme haline getirilen tarihi konaklarda ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.
>> Turizmde artan talep sonucunda Beypazarı’ndaki turistik tesislerin sayısı da artıyor. Restoran hizmetinin yanı sıra konaklama hizmeti de sunan 17 mekanla birlikte toplam 45 turistik işletmenin bulunduğu ilçede ziyaretçiler, tatil yapma olanağı buluyor.
Geleneksel lezzetleriyle Beypazarı
1800′lü yıllardan günümüze ulaşan tarihi konakların restore edilmesiyle açık hava müzesi görünümünü alan Beypazarı, el sanatları ve saray mutfağı tarzındaki yemekleriyle Türk Kültürü’nün mirasçısı olmaya devam ediyor. İlçe, tarihi zenginliklerinin yanısıra yöresel yemekleriyle de ilgi odağı olmuş. Anadolu’nun lezzetlerini barındıran yemekleri; sunumunun inceliği ve zarafetinden olsa gerek “İnce Takım” olarak adlandırılır. El yapımı tarhana çorbası, taş fırınlarda pişirilerek yine özel güveç kaplarında ikram edilen etli güveci, parmak kalınlığında damarsız ve ince kara üzüm yaprağına sarılan etli dolması, 80 kat ince yufkadan hazırlanan baklavası ve yöresel tatlısı olan höşmelimiyle bu zengin mutfak, tarihi konaklarda ziyaretçilere sunulur. Taş fırınlarda yapılan, tazeliğini bir sene koruyan, çay saatlerinin vazgeçilmez lezzetlerinden Beypazarı Kurusu, Türkiye’de sadece Beypazarı’nda üretilir. Beypazarı’nın tamamı tescilli bu yemeklerinin tarihi konaklarda servis edilmesi lezzetine lezzet katar.
Her yıl geleneksel olarak düzenlenen Havuç ve Güveç Festivali’nde yöresel yemek yarışmaları düzenlenerek lezzetler ödüllendirilir. 2007 yılında yapılan festival, 80 binin üzerinde katılımcısıyla çevre ilçelerde düzenlenen en gözde festival niteliğindedir. Beypazarı’ndaki zengin yemek kültürünün en önemli nedenlerinden biri ilçenin tarım ürünlerinin zenginliğinden kaynaklanır. Topraklarının verimli olması nedeniyle nüfusun yüzde 70′i tarımla uğraşır ve İstanbul, Ankara gibi merkezlerin domates, ıspanak, salatalık, marul, biber, havuç ihtiyacı da yine Beypazarı’ndan karşılanır. Organik tarımla üretilen ürünlerin hızla arttığı Beypazarı’nda hedeflenen, gübresiz, hormonsuz tarımın yaygınlaştırılması.Türkiye’deki havuç ihtiyacının yüzde 60′ını Beypazarı’nda yetiştirilen havuç karşılar. Havucun yan ürünleri olan; lokumu ve reçeli bu nedenle havuç suyu, lokumu ve reçeli Beypazarı’nın en değerli ürünlerindendir. Pekmezi ve cevizli sucukları da Beypazarı’nın yöresel ürünlerindendir ve bağlarda yetişen kaliteli üzümlerden yapılır.
Festivaller ve şenlikler
>> Beypazarı Festivali: Her yıl Haziran ayının ilk haftası düzenlenen “Geleneksel Tarihi Evler, El Sanatları, Havuç ve Güveç Festivali” tüm Türkiye’den binlerce misafiri bir araya getiriyor. Yoğun ilgi gören Festival son iki yıldır “Uluslararası” platformda gerçekleştiriliyor. Japonya’dan gelen sanatçıların gösterileriyle renklenen festival; Türk-Japon Kültürleri Buluşması’nın yanı sıra Edirne’den Adana’ya kadar farklı il ve ilçe Belediyenin kendi yörelerine özgü kültürel değerlerini tanıtmalarıyla tam bir kültür mozaiği oluşturuyor.
>> Uçurtma Şenliği: 2006 yılında 5.’si düzenlenen “Beypazarı Geleneksel Uçurtma Şenliği” her yıl Nisan ayının son haftası tüm uçurtma tutkunlarını Beypazarı’nda buluşturuyor. Beypazarı’nın bir bakıma şenlik merkezi de olan Hıdırlık Tepesi’nde yapılan etkinlikte,  katılımcıların birbirinden özel uçurtmalarıyla gök yüzü adeta rengarenk bir tablo görüntüsüne kavuşuyor. Beypazarılıların 7’den 70’e bir araya geldiği Uçurtma Şenliği eski bir geleneğin yaşatılması adına da büyük bir önem taşıyor.
>> Kızak Şenliği: 1600 mt. yükseklikte bulunan Karlı Kiraz Yaylası’nda Mart ayının ilk haftası gerçekleştirilen “Beypazarı Kızak Şenliği”; kızaklarını ve mangallarını hazırlayan ilçe halkının yanı sıra karın eşsiz güzelliğinde eğlenmek isteyen Ankaralıların da akın ettiği bir organizasyon. Kızakları olmayan ziyaretçiler için Belediye tarafından hazırlanan tahta kızakların dağıtıldığı şenlikte,  karlar üzerinde eğlenceli bir gün geçirmek isteyenlerin yapması gereken tek şey Beypazarı’na gelmek ve kışın son günlerinin doyasıya tadını çıkarmak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder