8 Mayıs 2013 Çarşamba

Milyar dolarlık arazi neden ihalesiz veriliyor?

Milyar dolarlık arazi neden ihalesiz veriliyor?
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, milyar dolarlık araziyi İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden habersiz nasıl ihalesiz veriyor?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İstanbul'un plazalarıyla ünlü semti Maslak'ta bulunan, Türkiye'nin en değerli devlet arazisini "Hasılat Paylaşımlı Gelir Ortaklığı" modeliyle sessiz sedasız inşaata açmaya hazırlanıyor.
Bakanlık, Maslak Kasırları’nın da içinde bulunduğu Büyükdere Caddesi üzerindeki dev araziyi müteahhide vermeye ve bölgede 1.5 milyar dolar değerinde inşaat yaptırmaya hazırlanıyor. Ancak tüm dikkatler bölgede yapılacak binlerce konut ve dev AVM’den çok, söz konusu arazinin adrese teslim yandaş bir müteahhite verileceği iddiasına çevrilmiş durumda.
Sarıyer Gazetesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından herkesten gizli yapılan 1/5000′lik planları ve müteahhitle yapılacak sözleşme taslağını da ele geçirdi. Sözleşme taslağında müteahhit lehine hazırlandığı görülen bazı maddelerin, devletin bölgede yüzde 30′luk pay kaybına neden olacağı ve arazi sahibi olmasına rağmen milyarlarca dolarlık zarara uğratılacağı düşüncesini kuvvetlendiriyor. Söz konusu arazinin ihalesiz olarak sözleşme usulüyle müteahhide verileceği de ifade ediliyor.
BAKANLIK HERKESTEN GİZLİYOR
İstanbul'un en kıymetli alanlarından Sarıyer Maslak'ta 763 dönümlük Boğaz manzaralı devlet arazisinin sessiz sedasız ünlü bir müteahhide verilecek olması AKP İstanbul İl Başkanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde deprem etkisi yarattı. Çünkü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ikisini de atlayarak bu tasarrufta bulunmuştu!
Neden ihalesiz veriliyor?
Şimdi kamuoyu Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'dan şu soruların cevabını bekliyor:
- Böylesine büyük miktarların telaffuz edildiği değerli bir arazi neden şeffaflıktan uzak, ihalesiz verilir?
- Kimliği gizli tutulan bu müteahhit kimdir? Bu projede ortakları var mıdır?
- "Hasılat paylaşımlı gelir ortaklığı modeli" uygulamalarında gayrımenkul sahibi (Devlet) yüzde 60, müteahhit yüzde 40 alırken, bu projede niçin müteahhide yüzde 60 ön görülmüştür?
- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı; İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve AKP İstanbul İl Başkanlığı'nın dahi haberinin olmayacağı derecede gizli bir operasyona niçin ihtiyaç hissediyor? 
Taslak sözleşme hazırlandı
Bakanlık, bir ucu Maslak’taki Işık Üniversitesi önünden (Nurol Plaza karşısı) başlayan ve Büyükdere Caddesi boyunca Darüşşafaka TİM’e kadar uzanan paha biçilmez araziyi “Hasılat paylaşımlı gelir ortaklığı modeli” ile müteahhide vermek için çalışmalar yürütüyor. Mal sahibi Milli Emlak Müdürlüğü tarafından bir kısmı MİT’e, bir kısmı da orduya, bir kısmı Milli Saraylar Müdürlüğü’ne tahsis edilen arazi üzerinde yapılan imar çalışması ve hazırlanan sözleşme metni oldukça dikkat çekici.
İstinyepark'tan daha büyük AVM
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca bizzat hazırlanan 1/5000′lik planlara göre bölgede, AVM, Müze, Kütüphane, Hastane, Otel, konut, ticaret alanları ve yeşil alanlar oluşturulacak. Uygulama 763 dönüm üzerinden 3 emsal H serbest imar olarak hazırlandı.
Buna göre 448.000 metrekarelik arsa alanında, 22.004 metrekare AVM ve Otel alanı, 49.852 metrekare hastane alanı, 16.156 metrekare Müze, kütüphane ve kongre merkezi, 1.161 metrekare otopark, toplam 20 bin metrekare yeşil alan, yaklaşık 260.000 metrekare de konut ve ticaret alanı olacak. Söz konusu arazide yapılacak AVM’nin büyüklüğünün kendisinden bir kaç yüz metre uzaklıktaki dünyaca ünlü İstinyepark’ı da geride bırakacağı belirtiliyor.
Darüşşafaka'nın ormanları gidecek
Bu arada Astsubay Orduevi ve yaklaşık 80 dönümlük MİT arsası ise şimdilik bu planların dışında tutuldu. İnşaatın yoğunlaştığı bölge daha çok Darüşşafaka TİM’in hemen karşısındaki ormanlık alanlar ile Pınar Mahallesi’yle sınır olan Balabandere Caddesi yönünde olacak. TİM ve Gazeteciler Sitesi’nin hemen karşısındaki binlerce ağaçlık ormanlık alanda ise projeye göre yaklaşık 2 milyon metrekarelik inşaat yapılacak. Bölgede bir adet AVM, otel ve hastanenin yanı sıra yaklaşık 260 dönümlük alanda da binlerce konutluk inşaatlar yükselecek.
Büyükşehir'den bile gizlenmiş!
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın söz konusu arazide İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Sarıyer Belediyesi’nden habersiz olarak hazırladığı ve şimdilik gizli tuttuğu 1/5000′lik imar planında, bölgede yapılması planlanan binlerce konut alanı, AVM, hastane, otel alanı ve ayrılan yeşil alanlar tüm detaylarıyla gösteriliyor. Bakanlığın, müteahhit ile yapılacak protokol sözleşmesini imzaladıktan sonra söz konusu imar planlarını kendi kayıtlarına işletilmesi için hem Büyükşehir Belediyesi’ne hem de Sarıyer Belediyesi’ne göndermesi bekleniyor.
Bakanlık, arazi büyük ve değerli olduğu için bölgenin imar planlarını, yetkisini kullanarak bizzat kendisi yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ve Sarıyer Belediyesi’nin bakanlıktan gönderilecek bu planlara itiraz hakları bile bulunmuyor, belediyeler bu planları kayıtlarına bakanlıktan geldiği haliyle aynen işlemek zorunda. Maslak arazisindeki imar planı, bizzat bakanlık tarafından yapıldığı için bu planlar ne Büyükşehir Belediye Meclisi’ne ne de ilçe belediye meclislerine de götürülmüyor.
Bakanlığın, imza aşamasında olduğu için şimdilik gizli tuttuğu bu planları, sözleşmenin imzalanmasından sonra ilerleyen haftalarda kayıtlara geçirilmesi için İBB ve Sarıyer’e resmi talimat yazısıyla göndermesi bekleniyor. Bakan Erdoğan Bayraktar’ın söz konusu protokol metnini imzalamasından sonra süreç fiilen işletilmeye başlanacak.
Devlete yüzde 40, müteahhide yüzde 60!
Sarıyer Gazetesi’nin ele geçirdiği ve Bakan Erdoğan Bayraktar’a sunulan sözleşme taslağına göre, emsal 763.000 metrekare üzerinden hesaplandı. 448 bin metrekare (448 dönüm) arsa alanına sahip bölgede emsal oranı ise oldukça yüksek. Taslak metne göre inşaattan devlete yüzde 40 pay verilirken, müteahhide ise yüzde 60 pay öngörülüyor. Oysa uzmanlara göre piyasada bu oran gayrimenkul sahibi için yüzde 60, müteahhit için yüzde 40 olarak biliniyor. Yani Maslak’ta bunun tam tersi bir durum söz konusu. Devletin buradaki yüzde 20′lik pay kaybının parasal değeri ise projenin büyüklüğü göz önüne alındığında milyarlarca doları buluyor. Komisyoncuya 25 milyon doların ödenmesinin de belirtildiği taslak metinde, müteahhide verilen yüzde 60′lık payın daha sonra yüzde 50′ye indirilmesi ve aradaki yüzde 10′lık farkın nakit olarak sonradan belirlenecek bir isme ve kuruma ödenmesi de isteniyor. Değeri milyar doları bulan yüzde 10′luk bu payın kime yada hangi kuruluşa nasıl, ne şekilde verileceği ise şimdilik meçhul.
Şimdi tüm gözler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, Türkiye’nin en değerli devlet arazisi üzerindeki süreci nasıl yürüteceğine ve boğaz manzaralı dev arazideki milyarlarca dolarlık sözleşmeye imza atacak şanslı (!) müteahhidin kim olacağına çevrildi.
Mustafa Gürbüz/Aydınlık

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder